Alüminyum fiyatları üç ayın dibine yakın seyirde
Sonraki Haber ›
Halka arzı tarihe geçmişti! SpaceX'ten 25 milyar dolarlık tahvil ihracatı
Güçlenen dolar ve faiz baskısı altın fiyatlarını vurdu! Altın yeniden yükselecek mi? Uzman isim tarih verdi
Altın fiyatları, küresel piyasalardaki dalgalanmalar, jeopolitik riskler, dolar endeksinin güçlenmesi ve Fed'in olası faiz artırımına yönelik beklentiler nedeniyle sert düşüşler yaşadı. Yatırımım Trader CEO'su Candaş Atalay, kısa vadede baskı altında kalmaya devam edebileceğini ancak uzun vadede yükseliş hikayesinin yeniden canlanabileceğini öngördü.
Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilerin kuvvetlenmesi ve doların 13 ayın zirvesine tırmanması, altın fiyatlarında sert düşüşleri beraberinde getirdi. Çarşamba günü kayıplarını genişleten altın, son iki haftanın en düşük seviyelerini test etti.
SPOT VE GRAM ALTINDA SERT GERİ ÇEKİLME
Güne satış baskısıyla başlayan spot altın, erken seans işlemlerinde 4 bin 50 dolara kadar gerileyerek 11 Haziran’dan bu yana görülen en düşük seviyeye indi.
Altın gün içinde hafif toparlanma eğilimi gösterse de altın destekli borsada işlem gören fonlardan (ETF) çıkışların sürmesi, fiyatları Kasım 2025'ten bu yana ilk kez ons başına 4 bin doların altına çekti. 3 bin 964 dolar civarına kadar gerileyen ons altın, 17:50 sularında yüzde 2,37 kayıpla 4 bin 14 dolar civarında.
Yurt içi piyasalarda ise gram altın, küresel düşüşe paralel olarak yüzde 2,34 değer kaybetti ve 6 bin 2 TL seviyesine çekildi.
JEOPOLİTİK RİSKLER VE SAVAŞIN ETKİSİ
Altın fiyatları, şubat ayı sonunda patlak veren ABD-İsrail savaşı sonrasındaki süreçte yaklaşık yüzde 23 oranında değer kaybetti. Diğer yandan, ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelere ilişkin gelen çelişkili açıklamalar piyasalardaki belirsizliği artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın süresiz nükleer denetimleri kabul ettiğini öne sürerken, Tahran yönetimi bu iddiaları yalanlayarak böyle bir taviz verilmediğini duyurdu. Taraflar, İran’ın yurt dışındaki dondurulmuş fonlarının serbest bırakılmasına yönelik detaylarda da uzlaşabilmiş değil.
GÖZLER FED VE KRİTİK PCE VERİSİNDE
Piyasalarda Fed’e yönelik beklentiler radikal şekilde değişti. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen toplantı öncesinde bu yıl için yalnızca bir faiz artışı beklenirken, güncel fiyatlamalar Fed’in bu yıl üç kez faiz artırımına gideceğine işaret ediyor. ABD dolarının diğer para birimleri karşısında son 13 ayın en yüksek seviyesine çıkması, altını yabancı yatırımcılar için daha maliyetli hale getirerek baskıyı artırıyor.
Yatırımcılar, Fed’in para politikası rotasına dair daha net ipuçları edinmek adına Perşembe günü açıklanacak olan ve bankanın en çok dikkate aldığı enflasyon göstergelerinden biri olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisine kilitlenmiş durumda.
Küresel emtia piyasalarında hareketlilik sürerken, Yatırımım Trader CEO’su Candaş Atalay, altın ve gümüş piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirdi. Küresel piyasalarda yaşanan sert geri çekilmelerin iç piyasaya tam olarak yansımadığına dikkat çeken Atalay, yerli yatırımcının altına olan yoğun ilgisinin diğer sektörlerde likidite daralmasına yol açtığını belirtti.
İşte Yatırımım Trader CEO’su Candaş Atalay’ın piyasalardaki son durumu ve önümüzdeki döneme ait beklentileri ele alan açıklamalarının detayları:
DEĞERLİ METALLERDE SERT GERİ ÇEKİLME: "YATIRIMCI İÇİN YORUCU BİR SÜREÇ"
Küresel piyasalarda hem altın hem de gümüş tarafında sert satış baskılarının öne çıktığını belirten Candaş Atalay, altın fiyatlarının ons başına 4.050 dolara kadar gerileyerek son dönemin en düşük seviyelerini test ettiğini ifade etti.
Gümüş piyasasındaki tablonun çok daha keskin olduğunu vurgulayan Atalay, "Ocak ayında görülen 121 dolarlık tarihi zirvenin ardından fiyatlar 60 dolara kadar çekildi ve kayıp yüzde 50’yi aştı. Bu nedenle hem altın hem de gümüş yatırımcıları açısından oldukça yorucu bir süreçten geçiyoruz" dedi.
İÇ PİYASADA "PRİMLİ" FİYATLAMA DEVAM EDİYOR
Küresel cephedeki düşüş trendine rağmen yurt içinde farklı bir dinamikliğin göze çarptığını aktaran Atalay, Türkiye'de altın fiyatlarının düşüşü tam olarak yansıtmadığını ve olması gereken seviyenin üzerinde fiyatlandığını dile getirdi.
Mevcut durumda kilogram fiyatında yaklaşık 2.100 dolar, gram altında ise yaklaşık 100 TL’lik bir prim oluştuğunu kaydeden Atalay, bu durumun gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
"Bunun temel nedeni güçlü talep değil; sektörün yaşanan geri çekilmeleri yeni alım fırsatı olarak görmesi ve oluşabilecek talebe hazırlık yapmasıdır."
YATIRIMCI KREDİ KARTI LİMİTLERİNİ BİLE ALTINA YÖNLENDİRDİ
Vatandaşların altına olan ilgisinin verilere de yansıdığını ifade eden Yatırımım Trader CEO'su, internet üzerinden kredi kartıyla yapılan altın alışverişlerinin geçen yıl aylık ortalama 2,9 milyar TL seviyesindeyken, bu yıl ortalama 4,8 milyar TL’ye yükseldiğini belirtti.
Bu verilere fiziki satış noktaları, EFT-havale işlemleri ve nakit alımların dahil olmadığının altını çizen Atalay, özellikle mart ayından itibaren yaşanan geri çekilmelerde yatırımcıların tasarruflarının yanı sıra kredi kartı limitlerini de altına yönlendirdiğini vurguladı.
DİĞER SEKTÖRLERDE LİKİDİTE DARALMASI RİSKİ
Tasarrufların büyük bir kısmının altına kilitlenmesinin makroekonomik etkilerine değinen Atalay, bu durumun kuyumculuk sektörüyle birlikte konut, otomotiv ve turizm gibi birçok alt sektörde likidite daralmasına yol açtığı uyarısında bulundu.
KÜRESEL RİSKLER TEMİZLENDİ ANCAK KISA VADELİ BASKI SÜRÜYOR
Küresel jeopolitik risklere de değinen Candaş Atalay, ABD-İran gerilimi boyunca oluşan bireysel yatırımcı pozisyonlarının büyük bölümünün kapandığını aktardı. Yoğun alımların temizlenmesi sebebiyle piyasada yeni bir panik satışı dalgası riskinin önceki döneme göre daha düşük olduğunu ekledi.
Buna rağmen önümüzdeki iki aylık süreçte kırılganlıkların sürebileceğini belirten Atalay, kısa vadeli teknik seviyelere dair şu öngörülerde bulundu:
Güçlü dolar, yükselen tahvil faizleri ve Fed’e yönelik sıkı para politikası beklentileri altın üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Ons altında 4.000 doların altı, hatta 3.800 dolar bölgesi olası temas seviyeleri olarak izlenebilir.
AĞUSTOS SONRASI VE UZUN VADELİ YÜKSELİŞ SENARYOSU
Ağustos ayı ile birlikte piyasada yönün değişebileceğini ifade eden Atalay, Asya’da başlayacak Diwali dönemiyle fiziki talebin yeniden güçleneceğini öngörüyor. Ayrıca petrol gelirlerinin toparlanması durumunda Orta Doğu kaynaklı fon akışının yeniden altına yönelmesinin sürpriz olmayacağını belirtti.
Atalay, uzun vadeli görünüme ilişkin değerlendirmesini ise şöyle tamamladı: "Kısa vadede altın fiyatları baskı altında kalmaya devam edebilir. Ancak petrol gelirlerinin yeniden artması, merkez bankalarının rezerv biriktirme sürecine dönmesi ve devletlerin altın alımlarını hızlandırması halinde, uzun vadeli yükseliş hikâyesinin yeniden güç kazanacağını düşünüyorum."
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


