Bakan Yumaklı'dan vatandaşa 'güvenilir gıda' çağrısı
Sonraki Haber ›
Vergi cezası öncesi erken uyarı yolda
Alman otomotiv devi ZF Türkiye’ye uzun vadeli bakıyor... Artan maliyetler güveni ‘frenlemedi’
2023 yılında Sakarya’ya 40 milyon Euro’luk yatırım yapan otomotiv devi ZF, yeni yatırımlar için kapıyı açık bırakıyor. Son yıllarda artan maliyetler ve rekabetçilik baskısına rağmen ZF Grubu’nun Türkiye’ye olan güvenini koruduğunu söyleyen şirketin Türkiye Genel Müdürü Kazım Eryılmaz, fren körüğünün ardından kompresör üretimini de Sakarya’da devreye almayı hedeflediklerini söyledi.
DÜNYANIN en büyük otomotiv tedarik sanayi şirketlerinden ZF, Türkiye’yi üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırmaya devam ediyor. Türkiye’de ZF Sachs, ZF Lemförder, ZF Service ve ZF CVS Türkiye olmak üzere dört farklı şirketle faaliyet gösteren grubun cirosunun 500 milyon Euro’ya ulaştığını belirten ZF CVS Türkiye Genel Müdürü Kazım Eryılmaz, 2023 yılında 40 milyon Euro yatırımla Sakarya’da hayata geçirilen fren körüğü tesisinin ZF’nin Türkiye’ye olan güveninin en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Sakarya’ya ilave yatırımla kompresör üretimini de kazandırmayı hedeflediklerini ifade eden Eryılmaz, ZF Grubu’nun Türkiye’de yaklaşık 2 bin 100 kişiye istihdam sağladığını kaydetti.
Kazım Eryılmaz
Geçen hafta İstanbul’da bir araya geldiğimiz Kazım Eryılmaz, ZF’deki görevinin yanı sıra Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ve DEİK Türk-Alman İş Konseyi’ndeki görevleriyle de sektörün nabzını yakından tutan isimlerden biri. Bu nedenle görüşmemizde yalnızca ZF’yi değil, Avrupa’daki “Made in EU” yaklaşımından Türk tedarik sanayinin geleceğine kadar birçok başlığı ele aldık.
ÜÇ VARDİYALI ÜRETİM
Sakarya’daki tesisinin Türkiye’ye kazandırılmasıyla ilgili süreci anlatan Eryılmaz, “WABCO döneminde oluşturulan yerelleştirme vizyonunun sonucu olarak hayata geçirilen tesis, bugün grubun küresel ticari araç operasyonları içerisinde önemli konuma sahip. Fabrikanın kurulmasından çok önce yerli tedarikçi altyapısının oluşturulmaya başlandı. Türkiye’deki tedarikçilerin Avrupa’daki fabrikalara ürün sağlamasıyla başlayan süreç, bugün Sakarya’daki fabrikanın temelini oluşturdu. Yerli tedarik gücü, yatırım kararında belirleyici unsurlardan biri oldu. Sakarya tesisinde ticari araçlara yönelik fren sistemleri ve körükleri üretiliyor. Üretimin yaklaşık yüzde 90’ı ihraç edilirken, kalan bölüm Türkiye’ye sunuluyor” diye konuştu. Eryılmaz ayrıca, fabrikanın üç vardiya sistemiyle faaliyet gösterdiğini de ekledi.
REKABETÇİLİK VURGUSU
Otomotiv sektörünün ana gündem maddesinin rekabetçilik olduğunu vurgulayan Eryılmaz, son yıllarda maliyetlerde yaşanan artışların sektör üzerinde baskı oluşturduğunu hatırlattı. Kur artışlarının enflasyonun gerisinde kalmasının üreticileri zorladığını ifade eden Eryılmaz, buna rağmen ZF Grubu’nun Türkiye’ye olan güvenini koruduğunu belirtti. “Şu anda önceliğimiz mevcut üretimi daha stabil ve daha kârlı hale getirmek. Verimlilik çalışmalarına odaklanıyoruz. Türkiye’deki operasyonlarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz” diyen Eryılmaz, Türkiye’nin uzun vadede yatırımcılar açısından fırsatlar sunmayı sürdüreceğini söyledi.
GÖZLER KOMPRESÖR ÜRETİMİ YATIRIMINDA
ZF Grubu’nun Türkiye’deki ödenmiş sermayesinin 2 milyar TL’nin üzerinde olduğunu sözlerine ekleyen Eryılmaz, bunun Türkiye’ye duyulan güvenin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Sakarya fabrikasının bu yıl yaklaşık 100 milyon Euro üretim cirosuna ulaşmasını beklediklerini kaydeden Eryılmaz, fren körüğü üretiminin ardından, ilave bir yatırımla kompresör üretimini de Sakarya’da devreye almayı hedeflediklerini açıkladı.
Kazım Eryılmaz, taslak metin üzerinde görüşmelerin sürdürdüğü ‘Made in EU’ sürecini yakından takip ettiklerini ve bu sürecin Türkiye’yi de kapsayacak şekilde sonuçlanmasının hem Avrupa otomotiv sanayisi hem de Türkiye açısından çok kritik olduğunu da vurguladı.
DÖRT ŞİRKETLİ YAPI
ZF’nin Türkiye yapılanması farklı iş kollarında faaliyet gösteren dört şirketten oluştuğunun altını çizen Kazım Eryılmaz, Gebze’deki ZF Sachs tesisinde binek araçlar için amortisör üretimi gerçekleştirilirken, üretimin yaklaşık yarısı iç pazara, yarısı ise ihracata yönlendiriliyor. İzmir’de faaliyet gösteren ZF Lemförder’de ise rot ve rotil gibi direksiyon ve süspansiyon sistemleri üretiliyor. İstanbul Sancaktepe’de bulunan ZF Service, satış sonrası hizmetler alanında faaliyet göstererek ticari araçlar, binek araçlar, iş makineleri ve raylı sistemlerde kullanılan şanzımanların bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. Ticari araç sistemlerinden sorumlu ZF CVS Türkiye ise satış, satın alma, üretim, lojistik ve operasyon süreçlerini yönetiyor.
YILDA 1 MİLYON ADET ÜRETİYOR
SAKARYA-’da üretilen fren sistemleri ve fren körükleri dünyanın önde gelen ticari araç üreticilerinin araçlarında kullanıldığını belirten Kazım Eryılmaz, “Fabrikanın müşterileri arasında Volvo, Scania, MAN, Daimler ve DAF gibi sektörün küresel oyuncuları yer alıyor. Yılda 1 milyonun üzerinde fren körüğünün üretildiği Sakarya tesisi, bugün Avrupa’nın en önemli ticari araç tedarik merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterirken, Türkiye’de üretilen ürünler dünyanın dört bir yanında yollara çıkan ağır ticari araçlarda görev yapıyor” dedi.
FAS ÜRETİMİ SUV’LAR SAHNEDE
FIAT, küresel ürün gamını büyütme stratejisinin yeni temsilcileri olacak Fastback ve Grizzly modellerinin ilk görsellerini paylaştı. Markanın C segmentindeki iddiasını güçlendirmesi beklenen bu modeller, farklı karakterlere sahip olsalar da aynı platform üzerinde geliştirildi. Fastback daha dinamik bir çizgi sunarken, Grizzly ise SUV karakteri ve geniş yaşam alanıyla öne çıkıyor. Türkiye açısından dikkat çeken detay ise üretim tarafında. Modellerin Stellantis’in Fas’ın Kenitra kentindeki fabrikasında üretilmesi ve yılın üçüncü çeyreğinden itibaren Türkiye’ye buradan ithal edilmesi bekleniyor. Haziran ayında Egea üretiminin sona ereceği düşünüldüğünde Fastback ve Grizzly, FIAT’ın binek otomobil tarafındaki en önemli modelleri olacak. Teknik tarafta araçların Stellantis’in Smart Car platformunu kullanması bekleniyor. Kaput altında grubun 1.2 litrelik hafif hibrit benzinli motoruna yer verilmesi planlanırken, iki farklı batarya seçeneğine sahip tamamen elektrikli versiyonların da ürün gamında bulunacağı tahmin ediliyor. TOFAŞ ile Stellantis arasında yürütülen yeni binek otomobil projesinin detayları henüz netleşmiş değil. Bu nedenle Fastback ve Grizzly’nin önümüzdeki dönemde FIAT’ın Türkiye’deki binek ürün gamının merkezine yerleşmesi bekleniyor.
R8 GİTTİ V8 GELDİ
AUDI, uzun süredir merakla beklenen yeni süperspor otomobili Nuvolari’yi tanıttı. Sadece 499 adet üretilecek model, markanın şimdiye kadar geliştirdiği en güçlü seri üretim otomobil olarak öne çıkıyor. Ancak Nuvolari’yi önemli kılan yalnızca yaklaşık 1.000 HP’ye ulaşan performansı değil. Otomobil, elektrikli dönüşümün hız kazandığı bir dönemde Audi’nin hâlâ yüksek performanslı içten yanmalı motorlara ihtiyaç duyduğunu göstermesi açısından da dikkat çekiyor.
Yeni model, Lamborghini Temerario ile aynı teknik altyapıyı kullanıyor. Ortada konumlandırılan 4.0 litrelik çift turbo V8 motor, üç elektrik motoruyla destekleniyor. Toplam sistem gücü yaklaşık 1.000 HP seviyesine ulaşırken, otomobilin 0-100 km/s hızlanmasını 2.6 saniyede tamamladığı ve 350 km/s’nin üzerinde maksimum hıza ulaştığı belirtiliyor.
TASARIM MESAJI
Audi, Nuvolari’yi doğrudan R8’in yerine konumlandırmıyor. Ancak sınırlı üretim adedi, yüksek performansı ve markanın yeni tasarım dilini taşıması nedeniyle model, R8’in bıraktığı boşluğu dolduracak otomobil olarak görülüyor. Şirket aynı zamanda bu modelle gelecekte kullanacağı tasarım yaklaşımına da ilk ipuçlarını veriyor.
YERLİ SÜRÜCÜSÜZ MİNİBÜS ABD’DE
KARSAN’ın sürücüsüz minibüsü Otonom e-JEST, Atlanta’nın ilk otonom toplu ulaşım pilot projesi olan ATL Spoke kapsamında yolcu taşımaya başladı. Araç, MARTA West End Station ile Atlanta Beltline Southwest Trail arasında ücretsiz hizmet verecek. 2026 Dünya Kupası sırasında da hizmet vermesi planlanan Otonom e-JEST, yoğun yolcu hareketliliğinin yaşandığı dönemlerde toplu ulaşım ağlarını destekleyecek. Araçlar haftanın 7 günü çalışacak ve 12-15 dakikalık sefer aralıklarıyla hizmet verecek. Karsan CEO’su Okan Baş, ATL Spoke’un otonom teknolojilerin gerçek yolcu taşımacılığı operasyonlarında nasıl değer yarattığını göstermesi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Karsan, 2021 yılından bu yana Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip araçları gerçek yol koşullarında kullanıyor. Şirketin teknoloji partneri ADASTEC ile geliştirilen Otonom e-JEST, bu yıl Avrupa ve Amerika’da tanıtılmış, ardından Kuzey Amerika’dan 10 adetlik ilk siparişini almıştı. Atlanta projesi de bu siparişlerin ilk adımı olarak öne çıkıyor.
HIZLI ŞARJ AĞINA YATIRIM YAPACAK
ELEKTRİKLİ araç şarj ağı işletmecisi Lumicle, büyümesini hızlı şarj altyapısı üzerinden sürdürüyor. Şirket bugün 15 şehirde 63 aktif lokasyona ulaşırken, 188 hızlı (DC) şarj ve 44 normal akım (AC) şarj soketiyle hizmet veriyor. Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, şirket stratejisi olarak özellikle ana ulaşım aksları, otoyollar ve transit koridorlara odaklandıklarını söyledi. Elektrikli araç kullanıcılarının beklentilerinin değiştiğini belirten Karabulut, “Bugün mesele şarj istasyonu bulmak değil; doğru yerde, hızlı ve kesintisiz şarj deneyimi sunabilmek” diyerek önceliklerinin hızlı şarj yatırımları olduğunu vurguladı. Karabulut, Türkiye’nin ana ulaşım akslarında her 200 km’de bir nokta oluşturmak istediklerini belirterek, kullanıcıların gelecekte, güvendiği bir şarj ağına bağlanmayı tercih edeceğini söyledi.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


