Avrupalı otomotiv üreticileri Volkswagen öncülüğünde büyük krizlerle karşı karşıya: Nokia gibi olmamak için küçülecekler
Volkswagen’in Almanya’daki fabrikalarını kapatmasına yol açacak kadar büyük bir krizin içerisinden geçmesi akıllara “Sonu Nokia gibi mi olacak” sorusunu getirdi. Ancak kriz sadece VW ile sınırlı değil. En kârlı pazarları Çin’de hâkimiyeti kaybeden ve dönüşüme ayak uydurmakta zorlanan Batılı otomotiv endüstrisini 2025’ten itibaren zor günler bekliyor. Uzmanlara göre Volkswagen gibi markalar batmayacak ama küçülerek yoluna devam edecek.
Tarih 9 Ocak 2007... Apple CEO’su Steve Jobs Kaliforniya’da Apple’ın ilk akıllı telefonu iPhone’u tanıtıyor. Dokunmatik özelliklere sahip birinci nesil iPhone çok geçmeden cep telefonları için tarihi bir buluş kabul edilerek piyasayı alt üst ediyor. Bu tarih, o zamana kadar cep telefonu sektörünün lideri olan Nokia için sonun başlangıcı oluyor. Dönüşüme uyum sağlayamayan Nokia o kadar hızlı çakılıyor ki, 2013’te Microsoft’a ardından 2016’da Tayvanlılara satılıyor.
Dünyanın en büyük otomotiv üreticisi Volkswagen AG, aslında çok uzun süredir sinyalleri verilen büyük bir krizle karşı karşıya. Volkswagen İş Konseyi’ne göre, 87 yıllık tarihinde hiç yerel fabrika kapatmayan markanın üç fabrikası uçurumun eşiğinde. Almanya’da 120 bin kişiyi istihdam eden grubun 10 bin işçiyi çıkarması ve kalan çalışanların ücretlerini yüzde 10 oranında azaltma ihtimali de masada. Wolsburg merkezli şirketin tek seferde yapacağı 10 bin işten çıkarma Almanya’da yaşayan her 12 kişiden birini etkileyebilir. Ancak, kriz sadece Volkswagen ile sınırlı değil. Otomotiv endüstrisi alternatif yakıtlı araçlara dönüşüm fırtınasının içinden geçiyor. ABD’li Tesla ve Çinlilerin yükselişi sürüyor. Kârlılıklarını kaybeden Avrupalı markalar ise hızlı şekilde uyum sağlayarak küçülmek zorunda.
VW KRİZİ NASIL GELDİ
Şirketin içerisine girdiği krizin başlıca sorumluları yönetim kurulu olarak görülüyor. Gerek İş Konseyi Başkanı Daniela Cavallo gerekse Alman hükümeti Volkswagen AG yönetim kurulunu, şirket için sürdürülebilir bir gelecek sağlamak yerine yüksek kâra odaklanmakla suçluyor. Tüm bu tartışmaların ve tasarruf önlemlerinin temelinde ise Volkswagen AG’nin kârlılığını giderek yitirmesi yer alıyor. Wolsburg merkezli kuruluş; alternatif yakıtlı araç dönüşümündeki adımların ve yapılan dev yatırımların beklentileri karşılamaması, Çinli üreticilerin yeniden Çin pazarını ele geçirmesi, kapanan Rusya pazarı ve artan üretim maliyetleri gibi büyük sorunlarla boğuşuyor.
EN BÜYÜK PAZARINI 2023’TE KAYBETTİ
Yaşadığı birçok sorunun arasında Volkswagen’in kârlılığını en çok etkileyen sebep Çin pazarı oluyor. 2022 yılında Çin’de 2.2 milyon adet satış gerçekleştirerek pazar lideri olan VW’yi Çinli BYD 2023 yılında tahtından etti. Böylece, 2008’den beri ilk kez bir otomobil üreticisi yıllık yaklaşık 30 milyon adetle dünyanın en büyük pazarı olan Çin’de Volkswagen’i geçme başarısı elde etti.
Otomotiv markaları açısından Çin ve ABD pazarlarının en kârlı pazarlar olduğunu belirten otomotiv sektörü uzmanı Hakan Doğu, “Alman üreticilerdeki en büyük sıkıntıların başında şirket kültürü olarak yavaş ve katı olmaları geliyor. Problem biraz da buradan kaynaklanıyor. Diğer yandan, dünyada Çin ve ABD en kârlı pazarlardır. Birkaç yıl öncesine kadar VW’nin kârının yüzde 45’i Çin’den geliyordu. Şirket yapısı yüksek kârlarla ayakta durduğu için Çin pazarındaki kayıplar en büyük etkenlerden” dedi.
‘KÜÇÜLÜP TOPARLANACAKLAR’
Geçmişte Renault, Nissan gibi şirketlerin de benzer süreçlerden geçtiğinin altını çizden Doğu, sözlerine şöyle devam etti: “Yapılan sert söylemler aslında Alman hükümetine de verilen bir mesaj. VW gibi şirketler genelde işler sıkıntılı bir noktaya geldiğinde hareket ederler. Haliyle Almanya devleti de bu süreçlere bir şekilde dahil olarak durumu düzetmeye çalışacaktır. Ancak, Volkswagen gibi devler için “sonu Nokia gibi olacak” demek doğru olmaz. Zamanında Renault, Nissan gibi şirketler nasıl batmadıysa Volkswagen de batmayacak ama küçülüp, toparlanıp yoluna devam edecektir.”
Hakan Doğu
2025’TE BÜYÜK İŞTEN ÇIKARMALAR GÖRECEĞİZ
Hakan Doğu, Volkswagen’in yaşadığı kârlılık problemlerin benzerinin Avrupa otomotiv endüstrisinin en büyük ana ve tedarik sanayi şirketlerinde de yaşanabileceğini söyleyerek, “Şimde Daimler de benzer kârlılık riskleriyle karşı karşıya. Onlar da benzer bir süreçten geçebilir diye düşünüyorum. BMW ise daha iyi gidiyor, elektrikli dönüşümü daha iyi yönetiyorlar. Stellantis Grubu’nda ise olası CEO değişimi sonrası operasyonel süreçlerle ilgili bir takım sıkıntılar doğabilir. Aslında birkaç marka hariç neredeyse hepsinde işten çıkarmalar başladı. Özellikle tedarik sanayinde büyük çıkarmalar var. Örneğin, Valeo fabrikalarını kapatmaya başladı. Gelecek sene Avrupa otomotiv endüstrisinde çok büyük işten çıkarmalar göreceğiz” diye konuştu.
ÇİN’İN LİDERİ ARTIK ÇİNLİLER
Dün üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Volkswagen’in son üç aylık net kârı Çin pazarındaki büyük kayıpları nedeniyle yüzde 64 düştü. Bu dönemde şirketin net kârı bir önceki yılki 4.34 milyar Euro’dan 1.57 milyar Euro’ya inerken, geliri ise yüzde 0.5 azalarak 78.5 milyar Euro oldu. Grubun burada büyüme şansı yok. Yakın zamanda yaklaşık her üç Volkswagen’den birinin satıldığı Çin’de, daha ucuz ve daha yenilikçi yerli elektrikli otomobil üreticileri artık Wolfsburg merkezli şirketi açıkça geride bırakıyor. Şirket, 2024’ün ikinci çeyreğinde Çin’e neredeyse 5’te 1 oranında daha az otomobil teslim etti. Avrupa satışları ise tek başına bunu telafi edemedi.
Albert Saydam
‘TÜRKİYE İÇİN ŞU ANDA BİR RİSK YOK’
Volkswagen’nin olası fabrika kapatma kararlarından sadece şirket değil bu şirkete tedarik sağlayan birçok ülke de etkilenebilir. Volkswagen’in Türkiye’de üretim yapan otomotiv şirketlerinden sonra en fazla Türk tedarikçisiyle çalışan üretici olduğunun altını çizen Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Albert Saydam, “Genellikle bir pazar veya küresel krizden etkilenen otomotiv endüstrisi şu anda kendi dinamiklerinden dolayı problemler yaşamakta. Birçok Batılı üreticinin yüksek kârlar elde ettiği ve görece kârsız pazarları finanse edebildekileri Çin, artık daha çok Çinli üreticilerin kontrolünde. Üreticiler ve tedarikçiler elektrikli araç dönüşümünü yönetmekte zorlanıyorlar. Volkswagen aslında Almanya’nın Almanya da Avrupa ekonomisinin önemli bir göstergesi. Burada ilk kez kralın ‘Kral Çıplak’ dediğini görüyoruz ve bu krizin boyutunu anlamamız açısından çok önemli” dedi.
100’E YAKIN TÜRK TEDARİKÇİYLE ÇALIŞIYOR
Volkswagen’in Türkiye’den birçok tedarikçiyle çalıştığını söyleyen Saydam, “Türkiye’den 100’e yakın tedarikçiyle çalışıyorlar ve buradan milyonlarca Euro’luk alım yapıyorlar. Bu gibi durumlarda üreticiler, bazen agresifleşeceği gibi bazen de özellikle rekabetçi gördüğü ve kendisine daha fazla rekabet üstünlüğü sağlayacağını düşündüğü coğrafya ve tedarikçilerden alımlarını arttırır. Yani konsolidasyona gider. Bu da Türk tedarik sanayi olarak bizim güçlü kasımız. Bunu oldukça yakından takip ederek doğru zamanda bu tip bir politikaya geçilmesi durumunda bizim ön planda olmamız için çalışmalıyız. Konuyu yakında izliyoruz ancak şu an için Türkiye için bir problem, risk görmüyoruz.”
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN

