‘Çelikte liberal ekonomi eridi’
ABD hükümeti aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 10 ülkeden gelen korozyona dayanıklı yassı çelik ithalatına yüzde 6.48 ila 13.47 arasında değişen oranlarda ek gümrük vergisi getirdi. Türk üretici çelikte ülkelerin korumacılığının arttığını belirterek, “Liberal ekonomi çelikte eridi. Tüm kurallar göz ardı ediliyor. Türkiye’nin de tedbir alması gerek” çağrısında bulundu.
ABD hükümeti 2 Ekim 2024’te, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 10 ülkeden gelen korozyona dayanıklı yassı çelik ithalatına yönelik anti damping soruşturmasında kararı verdi. Avustralya, Brezilya, Kanada, Meksika, Hollanda, Güney Afrika, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Vietnam’ın yanı sıra Türkiye de soruşturma kapsamına alınmıştı. Nihai kararda ABD Ticaret Bakanlığı, Türkiye’den ithal edilen korozyona dayanıklı yassı çelik ürünlerden yüzde 6.48 ila yüzde 13.47 arasında değişen oranlarda ek gümrük vergisi alınacağını duyurdu. Kararda ithalat sonucu ABD çelik endüstrisine zarar gelip gelmediğinin Uluslararası Ticaret Komisyonu (ITC) tarafından belirleneceği de vurgulandı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, “ABD’li çelik şirketleri ve çalışanları eşit koşullarda rekabeti hakediyor. ITC tarafından söz konusu ülkeler ile ticaretin zarar verdiğine yönelik bir karar çıkması halinde Ticaret Bakanlığı antidamping ve telafi edici vergilerin getirilmesi için talimat verecektir” denildi.
‘YILLARDIR SAVAŞIYORUZ’
ABD Ticaret Bakanlığı’nın aldığı bu karar ülkelerdeki tüm çelik ihracatçılarını etkilemiyor. Şirketler bazında ek gümrük vergileri devreye giriyor. Yani her şirket kendi şartlarında incelemeye alınarak gümrük vergisine tabi oluyor. Türkiye’de de bu alanda ABD’ye satışı olup söz konusu vergiden etkilenmeyecek şirketler olduğu gibi sektörün büyük firmalarının da aralarında yer aldığı birçok firma ek vergiye tabi olacak.
Konuyla ilgili Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Çelik İhracatçıları Birliği Başkan Vekili Uğur Dalbeler’e göre küresel çelik ticaretinde 2018’deki ilk Donald Trump döneminden bu yana ciddi bir korumacılık var. Dalbeler, alınan tedbirlerin Dünya Ticaret Örgütü kurallarını hiçe sayar seviyede olduğunun da altını çiziyor. Üstelik bu tedbirler Çin gibi çelik üretiminin yüzde 65’e yakını devletin korumasında olan ülkelerle sınırlı değil. Dalbeler, “ABD, ülkedeki çelik üreticisini koruma hedefiyle bu tedbirleri alıyor. Şikâyet üzerine anti damping soruşturması açılıyor ve genellikle karar ABD’ye mal satan ülkenin alehine sonuçlanıyor. Eskiden böyle değildi, daha objektif soruşturmalar yapılıyordu. Ama son 5-6 senedir ülkelerdeki korumacılık gittikçe yoğunlaştığı için yetkililer taraflı inceleme yapıyorlar. Olur olmaz gerekçelerle oran yaratıyorlar ve vergi uygulamaya çalışıyorlar. Son birkaç yıldır Avrupa Birliği de bu kervana katıldı. Hükümetler daha önce özelleştirilen çelik fabrikalarını satın alma hareketi başlattı. İtalya ve İngiltere bunun örneği. Ayrıca Avrupa kota koydu. Yüzde 25’i geçemiyorsunuz. Bunlar Türk çelik ihracatını son dönemde gerileten faktörler” dedi.
2 MİLYAR DOLARDAN 300 MİLYON DOLARA
Dalbeler’in paylaştığı verilere göre Türkiye’nin çelik ihracatı yılın sekiz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12 artmış durumda. Dalbeler, “Bu yıl 16-17 milyon tonluk ihracatla yılı tamamlarız diye öngörüyoruz. Bunun 500 bin ton kadarı Amerika’ya olur. Ancak bu rakamlar çok daha yukardaydı” diye ekledi.
Dalbeler şu bilgileri verdi: “2016-17’lerde Trump’ın korumacılığı öncesinde biz ABD’ye 3 milyon tona kadar çelik satıyorduk. Toplam ihracatın yüzde 15’ine kadar ulaşmıştık. Rahip Bronson olayından sonra vergiler iki misli arttı. Beş yıldır ihracatımız 500 bin tonlara indi, bu değer olarak 300 milyon doları ifade ediyor ki buralara 2 milyar dolarlardan geldik. Son getirilen vergi ihracatımızı daha da aşağı çeker.”
‘TÜRKİYE DE ÖNLEM ALMALI’
Uğur Dalbeler, çelik ticaretinde Türkiye’nin de tedbirler alması gerektiği görüşünde. “Çeliksiz sanayi, üretim olmaz. Bu yüzden çok stratejik ve ülkeleri tayakkuza geçirmiş durumda” diyen Dalbeler, şöyle konuştu: “Pazar çeşitlemesine gitmekten başka çaremiz yok. Bunu da yapıyoruz. Ama artık dünya bölgeselleşmeye başladı. Herkes kendi sanayisini korumaya çalışıyor. Bizim de taleplerimiz var. Çin’e herkes kapıları kapatıyor. O da gelip bizim maliyetlerin 100 dolar altına mal veriyor. Avrupa kota koyuyor. Türkiye’nin de önlem alması gerekiyor.”
‘ABD’NİN KARARI MANİDAR’
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan da yılın ilk yarısında Türkiye’ninn ABD’ye çelik ihracatının miktarda 149 bin ton, değerde ise 100 milyon dolar gibi düşük seviyelerde kaldığını hatırlatarak, “Korozyona dayanıklı çelik ürünleri ihracatı ise 3 bin ton gibi son derece düşük bir seviyede. Buna rağmen böyle bir soruşturmaya Türkiye’nin dahil edilmesini ‘manidar’ buluyoruz. Bu karar ABD’nin çelik sektörünü koruma korusunda hassasiyetine güzel bir örnek oluşturuyor” dedi.
Çin faktörüne de değinen Yayan, beş yıl önce Türkiye’ye 390 bin ton çelik ürünleri satan Çin’in bugün rakamı 4 milyon tonlara çıkardığını vurguladı. Yayan, şunları söyledi: “Çin başta olmak üzere, Uzak Doğu ülkeleri ve Rusya ile olan çelik dış ticaretimize de ABD’nin gösterdiğine benzer yaklaşımların gösterilmesinde fayda var. Çelikte ABD’ye ihracatı destekleyici yaklaşımlar hayati önem taşıyor .”
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN

