Dünya Bankası'ndan 2025'te deprem bölgesine 1 milyar dolar finansman

16.01.2025 - 10:09 | Son Güncelleme :
Dünya Bankası'ndan 2025'te deprem bölgesine 1 milyar dolar finansman | Ekonomi Haberleri

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Türkiye'de, deprem bölgesine şu ana kadar sağlanmış 3 milyar dolarlık kaynağın yanı sıra bu sene için 1 milyar dolarlık bir kaynak daha ayırdıklarını belirterek, "Bununla beraber toplamda 4 milyar dolarlık bir kaynak sağlanmış olacak." dedi.

Humberto Lopez ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Türkiye ve Orta Asya Direktörü Wiebke Schloemer, İstanbul'da düzenlenen toplantıda basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Lopez, Dünya Bankası ve IFC'nin tüm dünyada aynı şehirlerde beraber çalıştığını, Türkiye'de durumun farklı olduğunu, Dünya Bankasının Ankara, IFC'nin ise İstanbul merkezli çalıştığını ifade etti.

Haberin Devamı

Ülkesel bazda stratejik çerçeve içerisinde programlar düzenlediklerini, bu programların büyümenin desteklenmesi ve hızlandırılmasına yönelik olduğunu aktaran Lopez, ülkelerde toplumu büyümenin bir parçası yapmayı ve büyümeden faydalandırarak dayanaklılığı artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Lopez, Türkiye'de kamu ve özel sektör işbirliğiyle proje ve çalışmaları yaptıklarına işaret ederek, ülkede son zamanlarda verimliğin artması yönünde projelere ağırlık verdiklerini dile getirdi.

Türkiye'de deprem bölgesinde altyapı, sağlık, su dağıtım sistemi, sağlık yapıları, hastanelerle ilgili çalışma, projeler yaptıklarına ve yapacaklarına işaret eden Lopez, depremde etkilenen özel sektör şirketlerinin olduğunu, IFC'nin sağladığı destekle deprem bölgesinde nakite ihtiyacı olan firmalara nakit sağlanabilmesi konusundaki çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

Lopez, deprem bölgesinde sanayi kuruluşları, firmalarına yönelik çalışmaların yanı sıra tarıma ve hayvancılık ile ilgili projelerin de önemli olduğunu belirterek, bölgede şu ana kadar sağlanmış 3 milyar dolarlık kaynağın yanı sıra bu sene için 1 milyar dolarlık bir kaynak daha ayırdıklarını, bununla beraber toplamda 4 milyar dolarlık bir kaynağın sağlanmış olacağını kaydetti. 

Haberin Devamı

"TÜRKİYE'NİN LOJİSTİK MERKEZ HALİNE GELMEK YÖNÜNDE BİR İRADESİ VAR"

Türkiye ekonomisinde yapısal reformların yaratacağı öngörülebilirlik ve istikrarın yatırımcılara etkisine değinen Lopez, yatırım yapan firmaların 3-5 yılı değil, 10-15 yılı düşünerek yatırım yaptığına, güvenilirlik, iyi enerjiye erişim ve ulaşımın öneminli olduğunu dile getirdi.

Lopez, 10 sene önceye göre enerjide güneşin ve rüzgarın kömürle yarıştığını vurgulayarak, "Şimdi bu enerji kaynaklarına yöneldiğimizde gaz ve petrol ithalatı azalacak, ihtiyaç kalkacak. Dolayısıyla ödeme dengeleri de daha iyi bir duruma oturacak. Bundan ötürü enerji maliyetleri düşecek." diye konuştu.

Türkiye'nin lojistik merkez haline gelme yönünde bir iradesinin olduğunu aktaran Lopez, "Ülke çok net bir efor harcıyor bununla ilgili. Türkiye'nin lokasyonu önemli. Türkiye fiziksel olarak gerçekten bir köprü ama öbür taraftan jeopolitik olarak da batıya dönük ilerleyen bir ülke." ifadelerini kullandı. 

"TÜRKİYE, ALTYAPI PROJELERİYLE BÜYÜK BİR COĞRAFYAYI BİRBİRİNE BAĞLAMA POTANSİYELİNE SAHİP"

Lopez, Türkiye'nin Orta Koridor, Kalkınma Yolu Projesi ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerindeki demir yolu projesi gibi altyapı projeleriyle büyük bir coğrafyayı karşılıklı olarak birbirine bağlama potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Dünya Bankasının Türkiye'nin elektrikli demir yolu taşımacılığını yaygınlaştırmaya yönelik çabalarını desteklemek için 660 milyon dolarlık finansman sağladığının hatırlatılması üzerine Lopez, bunun sadece düşük karbonla alakalı olmadığını, doğu-batı arasındaki maliyetin de düşürülmesi gerektiğini belirtti.

Lopez, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde zaten bir kara yolu olduğunu, raylı sistemin kurulması için gerekli altyapı projelerine de destek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. 

"TÜRKİYE BİR REFERANS NOKTASI"

IFC Türkiye ve Orta Asya Direktörü Wiebke Schloemer de Türkiye'nin Dünya Bankası Grubu içinde çalıştıkları önemli bir ülke olduğunu ifade ederek, Türkiye ve bölgedeki kalkınma bankalarıyla yakından çalıştıklarını belirtti.

Haberin Devamı

Türkiye'de ne olduğunu yakından takip ettiklerini vurgulayan Schloemer, "Türkiye bir referans noktası. Türkiye'deki başarılı uygulamaları nasıl bir sıçrama tahtası olabileceğine ve dünyada başka ülke üzerinde nasıl hayata geçirileceğine dair düşünüyoruz. Türkiye'yi başka ülkeler de takip ediyor bu anlamda." dedi.

Schloemer, Türkiye'de deprem bölgesindeki çalışmalara da değinerek, bölgedeki özel sektörün faaliyetlerini desteklemeye devam ettiklerini, toparlanmalarına yardımcı olduklarını dile getirerek, "Özel sektöre odaklanıyoruz ama nihayetinde amaç burada ekonominin durmaması, prodüktivitenin, üretimin durmaması, istihdamın devam etmesi, insanların işsiz kalmaması." diye konuştu.

Schloemer, Türk özel sektörünün uyum yeteneği ve kabiliyetinin yüksek olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin stratejik coğrafi lokasyonunun ve genç iş gücünün ekonomisine avantajlar sağladığını vurguladı.

Türkiye ekonomisine yönelik makroekonomik, istikrarlılık manasında olumlu gidişatın ve kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen iyileştirmelerin doğrudan yabancı yatırımcılar tarafından yakından ve olumlu olarak takip edildiğini aktaran Schloemer, yabancı yatırımcılar için öngörülebilirliğin önemli olduğunun altını çizdi. 

"CDS'LERDEKİ DÜŞÜŞ DİKKATE ŞAYAN ÖNLEMLERİN MEYVELERİ"

Wiebke Schloemer, Türkiye'yi etkileyen jeopolitik risklerin ülkeye etkilerinin ve Türkiye'nin bu risklere reaksiyonuna ilişkin soruya, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalarda çalışırken risk değerlendirme ve azaltımının her zaman önemli olduğunu vurguladı.

Schloemer, politik ve jeopolitik risklerin var olduğunu ve bunların sadece Türkiye için değil, aslında her yerde olduğunu kaydederek, söz konusu risklerin ortadan kaldırılmasının kolay olmadığını söyledi.

Makroekonomik kırılganlıkların öne çıktığını anlatan Schloemer, şunları kaydetti:

"İstikrar önlemleri belki 18-19 aydır gerçekten meyvesini vermeye başladı, görünüyor bu. İtibarlı kredi derece indirmelerinde iyileşmeler görünmeye başladı. Pek çok yatırımcının beklediği ki uluslararası yatırımcılar değil, aynı zamanda yurt içindeki yerli yatırımcılar için her türlü sermaye akışı açısından hep dikkatli takip edilen şeyler oldu ve bunlar da önemli göstergeler diye düşünüyorum. Lopez'in de söylediği 600'lerden 270'lere düşüş (CDS), bunlar da gerçekten dikkate şayan önlemlerin meyveleri. Yani bir istikrar sağlanıyor." 

"TÜRKİYE HERHANGİ BİR ÜLKE DEĞİL, ÖNEMLİ BİR EKONOMİ"

2025'teki ekonomik öngürölebilirlik, enflasyon beklentileri ve yatırımcıların Türkiye'ye bakışına ilişkin bir soruya yönelik Wiebke Schloemer, yatırımcıların Türkiye'yi dikkatle takip ettiğinin altını çizdi.

Schloemer, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'nin ekonomik performansı takip ediliyor. Türkiye, sadece ülke içerisinde değil, dünyadaki ekonomik performansı açısından da takip ediliyor çünkü büyük bir ekonomi. Türkiye uluslararası olarak da önde gelen, gelişmekte olan ekonomilerden. Finans merkezleri, Londra'da, New York'ta, bankalarla hep irtibat, özellikle sermaye piyasalarıyla, özel irtibatımızdan bakarak söyleyebilirim, gerçekten büyük ilgiyle izleniyor. Türkiye herhangi bir ülke değil, önemli bir ekonomi. Türkiye, ekonomik istikrar, potansiyel ve fırsatlar dolayısıyla yakından izleniyor, takip ediliyor." 

"ENFLASYONDA KAYDA DEĞER BİR DÜŞÜŞ BEKLİYORUZ"

Öngörülebilirlik konusunda ise zaman zaman ekonomik politikalarında hızlı değişikliklerin olabildiğini aktaran Wiebke Schloemer, bunun etkisinin aslında yatırımcıların güvenini olumsuz olarak etkileyebildiğine dikkati çekti.

Schloemer, "Bu noktada Orta Vadeli Plan'a bakıldığında bir devamlılık gerekli. Bahsettiğimiz adımların gerçekten de atılmasının sağlanması lazım ki öngörülebilirliğin temeli atılsın. Ne olacak, ne zaman olacak, ilan edildiği gibi olacak ki güven duyulsun. Yatırımcıdan, yatırımcı güveninden bahsediyorum. Sadece yatırımcı güveni değil, yani bu güven dediğimiz ekonomik planlara, ekonomik habitata, ekonomik çevreye bir güven. Fırsatı, potansiyeli, lokasyonu, ekonomisi, iç piyasanın ve iş gücünün büyüklüğü zaten bu ilgiyi canlı tutan şeyler." ifadelerini kullandı.

Schloemer, enflasyon beklentisi olarak bir rakam veremeyeceklerini ancak kayda değer bir düşüş beklediklerini sözlerine ekledi.


Etiketler

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
13.621 Değişim: -1,57% Hacim : 236.790 Mio.TL Son veri saati : 18:10
Düşük 13.394 02.02.2026 Yüksek 13.874
Açılış: 13.598
43,4623 Değişim: -0,06%
Düşük 43,2789 02.02.2026 Yüksek 43,5089
Açılış: 43,4888
51,2713 Değişim: -0,63%
Düşük 51,2342 02.02.2026 Yüksek 51,7035
Açılış: 51,5952
6.515,78 Değişim: -4,02%
Düşük 6.159,19 02.02.2026 Yüksek 6.833,55
Açılış: 6.788,96
bigpara

Copyright © 2026 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.