Servis ücreti alan işletmeye ceza
Sonraki Haber ›
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek CNN Türk'te konuştu: ‘Süreci iyi yönetiyoruz’
Eko-anksiyete salgını
Başlarda iklim kriziyle ilgili endişeler dünya dertleri arasında kaynıyor, ‘romantik’ kaçıyordu. Ancak yangınlar, gıda krizleri hatta çalışma hayatındaki dönüşüme bile etkisi kanıtlanınca işin rengi değişti. Wellbees’in iş dünyası araştırması her 5 çalışandan dördünün iklim ve çevre kaygısı yaşadığını ortaya koydu. Yaklaşık her 4 çalışandan 1’i (yüzde 23.6) eko-anksiyete yaşıyor.
Açlık, savaşlar, ekonomik krizler... Bunların arasında ‘iklim’ lafı geçse herkesin bir kaşı kalkıyordu. Çok değil 15 yıl öncesinden bahsediyorum. Yeşil gezegen, küresel ısınma ile ilgili söylemler ciddiye alınmıyor, ‘romantiklere’ bırakılıyordu. Hürriyet IK Dergisi’nin bu ayki sayısında yayınlanan araştırma artık bu meselenin herkes tarafından ciddiye alındığını ortaya koydu. Artan orman yangınlarından su ve gıda sıkıntısına, kaynak yetersizliğinin getirdiği savaşlara kadar birçok konuda iklim krizinin parmağı var çünkü.
GÖÇLERİN SEBEBİ
Pek çok alanı etkileyen bir tablo var karşımızda. Göçler iklim krizinden etkilenen buz gibi gerçek bir örneğin. Verilere bakın, sizce romantik bir yanı var mı?
IOM (Uluslararası Göç Örgütü) verileri, son 10 yılda hava koşullarına bağlı doğal afetler ve iklim olayları nedeniyle dünya çapında 218 milyondan fazla iç göç vakası yaşandığını gösteriyor. Çevre raporları, önümüzdeki çeyrek asırda iklim krizinin etkileriyle 1.2 milyar insanın göç etmek zorunda kalabileceği uyarısında bulunuyor. Yani mesele mühim. Bu vahim durum psikolojiye de yeni bir terim kazandırdı. Eko-anksiyete.
GİDEREK YAYILIYOR
Biliyorsunuz şirketlerin artık ‘iyilik hali’ni öne çıkaran çalışmaları artıyor. Adına ‘kurumsal esenlik’ diyorlar. Esenlik içinde çalışan kişilerin daha verimli sonuçlar aldığından yola çıkılarak 360 derece bir iyilik hali hedefleniyor. Bu alanda Türkiye’nin ilk danışmanlık şirketlerinden biri Wellbees, bahsettiğim araştırmaya imza atmış. 35 şirketin çalışanlarına iklim ve çevre hakkındaki fikirleri sorulmuş. Burada size önemli başlıklarını anlatacağım. Detayları Hürriyet IK’da.
680 çalışan, iklim krizinin ruh sağlığını etkilediğini ortaya koyan yanıtlar vermiş. Araştırmaya göre her 5 çalışandan 4’ü farklı düzeylerde de olsa iklim ve çevre kaynaklı kaygı yaşıyor. Her 4 çalışandan 1’i ise bu kaygıyı günlük hayatını etkileyecek kadar yoğun hissediyor. Özetle ‘eko-anksiyete’ sahibi. Çünkü küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı, kaynak kıtlığı gibi çevresel felaketler ve bunların beraberinde getirdiği belirsizlikler insanlarda gelecek kaygısı yaratıyor. Araştırmada çalışanlara iklim değişikliği ve çevresel sorunlardan endişe duyup duymadıkları sorulmuş. Katılımcıların yüzde 56.9’u mevsim değişiklikleri ve çevresel etkilerden endişe duyduğunu (bazen) söylerken yüzde 18.7’si günlük hayatını etkileyebilecek kadar endişelendiğini (sık sık), yüzde 4.9’u ise kararlarını bu kaygıyla alacak kadar (her an) endişe hissettiğini ifade etmiş.
Elbette yüzde 13’lük bir kesim de iklim ve çevre krizinin yalnızca büyük doğa olayları yaşandığında aklına geldiğini (nadiren) belirtmiş. Bu krizlerin aklına ‘hiç’ gelmediğini söyleyen de yüzde 6.5’lik bir kesim var.
‘GİDEREK SOMUT BİR GÜNDEME DÖNÜŞÜYOR’
Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu’nu uzun yıllardır tanırım. Bu işe büyük emek verdiğini biliyorum. Araştırmanın sonuçlarını “Dünya genelinde yaşanan çoklu belirsizlik ortamı kaygı ve stresi artırıyor. Eko-anksiyete, dönemsel bir hassasiyet ya da çevre gündemine verilen duygusal bir tepkinin ötesine geçti” diye yorumluyor ve devam ediyor: “Geçen yılki Esenlik Araştırması’nda, eko-anksiyetenin genel esenliği azalttığını ve tükenmişlik hissini artırdığını görmüştük. Yeni araştırmamız ise bu başlığın iş dünyası için giderek daha somut ve kalıcı bir gündeme dönüşmesi gerektiğine işaret ediyor.” Abacıoğlu’nun önerisi şirketlerin çalışanlarına iklim hedeflerini daha sade ve anlaşılabilir bir dille anlatmaları. Çalışanları da iklim hedefleriyle ilgili süreçlere dahil etmeleri. Herkes kendi kapısının önünü süpürdüğünde daha temiz bir çevre vadeden atasözleriyle büyüdük. Her şirketin kendi iklim hedeflerine odaklandığı ve bütüncül bir iyilik halini odağına aldığı çalışmalar, sonuçlarının şeffaf biçimde paylaşılması daha başarılı bir iklim krizi mücadelesi getirecek bence.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


