Bakan Bolat'tan Brüksel'de "Made in EU" diplomasisi
Sonraki Haber ›
Bütçe haziran ayında fazla verdi
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige: Finansmanın tek seçeneği kredi değil
Bankacılığın dünyada klasik kredi-mevduat ekseninden çıkıp finansal danışmanlığa doğru evrildiğini vurgulayan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, iş dünyasının finansman sorununa yönelik, “Şirketlere diyoruz ki, kredi verelim tamam ama bunu sadece kredi ile yapmanıza gerek yok; halka açılabilir, Eurobond ihracı ya da özel sektör tahvil ihracı yapabilirsiniz. Sadece banka kredisi değil; farklı enstrümanları kullanarak da finansman sağlayabilirler” dedi.
Son dönemde bir taraftan sermaye piyasaları güçlü bir gelişim gösterdi, yatırımcı tabanı genişledi, halka arzlar arttı, hatta borsada işlem gören şirketlerin üçte bir gibi önemli çoğunluğu son 6 yılda halka arz oldu. Diğer taraftan ise iş dünyasının finansmana erişim sorunu devam ediyor. İSO 500’ün 2025 sonuçları, sanayicilerin faaliyet kârının yüzde 85’inin finansmana gittiğine işaret etmişti. TL faizlerin mevcut seviyesinden ve kredi büyümelerine getirilen sınırlardan olumsuz etkilendiğini belirten iş dünyasının genel beklentisi ise çoğunlukla kredi musluklarının açılması. Tam da bu noktada piyasa profesyonellerinin önerisi ise ‘parası olan yatırımcılarla, paraya ihtiyacı olan şirketlerin buluştuğu bir alan’ olarak nitelendirilebilecek sermaye piyasalarına daha fazla yönelmek.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige de firmaların bilanço ve faiz risklerine yönelik şöyle diyor: “Şirketlere diyoruz ki, kredi verelim tamam ama bunu sadece kredi ile yapmanıza gerek yok; halka açılabilir, Eurobond ihracı ya da özel sektör tahvil ihracı yapabilirsiniz. Sadece kredi değil, farklı enstrümanları kullanarak da finansman sağlayabilirsiniz.”
‘GEÇİŞ DÖNEMİNDEYİZ’
* Yıla başlarken finansal piyasalar açısından daha farklı bir tablo vardı fakat İran savaşı sonrası görünüm değişti. Yılın ilk yarısını küresel piyasalarda yaşananlar ve Türkiye’ye etkileri açısından nasıl değerlendirirsiniz?
- Dünya tarife savaşlarından sonra yavaş yavaş denge bulmaya başlamıştı, ta ki Ortadoğu’daki sıcak çatışmalara kadar... Tedarik zincirinde yaşanan kırılma ve enerji fiyatlarının yukarı doğru hareketlenmesi dünya genelinde ‘enflasyon geri geliyor’ endişesi yarattı. Petrolün 120 dolara fırladığı, her ne kadar son haftalarda geri çekilse de türbülansın devam ettiği bir dönem. Yılın ikinci yarısı da belirsizliklerin hâkim olacağı, boyutunu bilemem ama dalgalanmaların devam edeceği bir dönem olur. Bu açıdan enerji fiyatlarının seyri ön planda olacak. Bence en belirleyici olacak şey, merkez bankalarının bundan sonra nasıl hareket edeceği.
Bir yandan da enflasyonun ve faizin yukarı gitmesini etkileyen şöyle bir faktör var: Yapay zekâ yatırımları nedeniyle ciddi paralar harcanıyor ve şirketler bunu finanse etmek için tahvil ihracına başladılar. Bu da piyasadaki likiditeyi çekiyor. Diğer yandan bu alandaki devasa yatırımlar, veri merkezleri, bunun elektrifikasyonu, dağıtımı, soğutması gibi belirli ham maddelerde ciddi bir darboğaz yaratıyor ve fiyatları yukarı çekiyor. Yani aslında hem sıcak çatışmayı hem de böyle bir dönüşümü birlikte yönettiğimiz için dünya olarak ‘yüksek faiz-yüksek enflasyon riskiyle’ karşı karşıyayız. Bu açıdan bir ‘geçiş dönemindeyiz’ diyebiliriz.
* Peki mevcut görünüm ilk yarıda bireysel yatırımcıların tercihlerinde nasıl değişikliklere neden oldu?
- Portföyler sene başında TL ağırlıktaydı. Döviz tarafında da kıymetli madenler ağırlıkta idi. Şimdi gene TL ağırlıklı ama fiyatlardaki sert düşüş nedeniyle altın ve gümüşün ağırlığı azaldı.
* Altındaki payı azalan yatırımcı nereye gidiyor?
- Küresel tematik fonlar, yabancı hisse senedi ve bir miktar da Türk hisse senedi. Ama hâlâ TL faiz ana yatırım enstrümanı olmaya devam ediyor. Çünkü ana tema, belirsizlik. Belirsizlik olduğu zaman riski dağıtmak gerekir. Kısa vadeli tahvil ve bonolara da teveccüh var yine yerli yatırımcılar tarafından. Yatırım fonları, uluslararası piyasalara erişim sağlayan tematik fonlar yine talep görenlerden.
‘TAMAM, KREDİ VERELİM AMA...’
* Bir de yatırım yapan firmaların faiz ve bilanço riskleri var. Finansman maliyeti önemli bir yük ama yaygın talep sadece kredi musluklarının açılmasına yönelik. İş dünyası sermaye piyasası araçlarını ne kadar biliyor, talebi nasıl?
- Kesinlikle. Herkes döviz riskini konuşuyor ama faiz riski de var. Bankacılar olarak biz de tek başına kredi ve klasik bankacılık ekseninden çıkıp finansal danışmanlık ile müşterilerimizin ilerleme yolculuğunda yanındayız. Diyoruz ki ‘tamam, kredi verelim ama bunu sadece kredi ile yapmana gerek yok; halka açılabilirsin, Eurobond ihracı ya da özel sektör tahvil ihracı yapabilirsin. Sermaye piyasalarına erişim maliyetli olabilir ama sadece bankacılık sektöründen kaynak bulmak yerine bu kaynakları çeşitlendirmelisiniz. Şirketler sadece bankalardan kredi değil; farklı enstrümanları kullanarak da finansman sağlamalı.”
* Size bu anlamda başvuran sanayicilerin talebinde bir artış oldu mu peki?
- Eurobond ihraçları için konuştuğumuz firmalar var. Farklı sermaye piyasalarına erişim konusunda da danışmanlık veriyoruz. Danışmanlık verdiğimiz firma sayısı da artıyor.
‘EN BÜYÜK HATA PARAYI TEK BİR YERE YATIRMAK’
* Maaşı enflasyon kadar artmayan, oldukça küçük birikimlerle yatırım yapmaya çalışan sıradan vatandaş, enflasyona karşı korunma güdüsüyle hangi hataları yapıyor?
- Bizim gibi profesyonellerin bile ara ara yanıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ons altının 1.800 dolar olduğu dönemden bu yana alım yapan yatırımcılar var. Hata da giriş seviyesine bağlı olarak değişir. Ons 5 bin 400 iken alındıysa, sıkıntı var demektir. En büyük hata, tüm parayı tek bir enstrümana yatırmak. Bu oynaklıkta likidite her şeydir. Kaybınız, günlük hayatınızı etkilememeli.
* Bu konudaki bilinç arttı sanırım, ABD borsalarında hanehalkı sahipliği yüzde 40 seviyesinde. İçinde Türk yatırımcılar da var.
- Evet, artık her türlü piyasalara ve yatırım ürünlerine erişim kolaylaştı. Ama bu portföy mantığını kafanızda iyi oturtmanızı ve seçmeyi bilmenizi de beraberinde getiriyor. Tavsiyem, uluslararası borsalar gibi bilgi sahibi olmadığınız noktada, yatırım fonları üzerinden ilerlenmesi.
‘YABANCI GERİ DÖNDÜ AMA KISA VADEDELER’
* İçeride sekteye uğrayan dezenflasyon sonrası yabancı yatırımcının ilgisi ve vade yapıları nasıl değişti?
- Yabancı yatırımcı hâlâ piyasada. Tekrar girdiler. Çünkü yüksek reel faiz var, bundan faydalanmak istiyorlar. Ama kısa vadedeler. Kısa vadeli swap, kısa vadeli tahvil bono ve gecelik faizdeler. Sıkı para politikasının devam etmesi yabancıları tekrar geri gelme konusunda motive ediyor. Ancak savaştan önce 5-10 yıl vadeli tahvillere talep varken şimdi biraz daha kısa vadeli yatırım yapmayı tercih ediyorlar.
EDİGE’NİN ÖNERDİKLERİ...
1. Bugünkü deneyiminizle başka bir sektöre girmek isteseydiniz?
Teknoloji tarafında, özellikle yapay zekâ alanında çalışan bir şirkette olurdum.
2. Küresel çapta biriyle (bir lider/sanatçı/tarihi bir kişilik vs.) yemek yeme şansınız olsaydı kimi seçerdiniz ve ne derdiniz?
Van Gogh’u seçerdim. Hayatı boyunca hak ettiği değeri göremedi ama üretmeye devam etti. Ona sadece şunu söylemek isterdim: “Merak etme, resimlerin de sen de unutulmadınız. Dünyanın dört bir yanında insanlar eserlerinden hâlâ ilham alıyor.”
3. Sizi en çok etkileyen kitap ve film?
Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanı hep özel bir yerde. Her okuduğumda yeni bir şey keşfediyorum. Bir de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü. Yazılalı onlarca yıl olmasına rağmen ironisi ve anlattıkları hâlâ çok güncel.
Filmde ise hiç düşünmeden Il Postino derim. Şiirin, dostluğun ve hayatın küçük anlarının ne kadar dönüştürücü olabileceğini anlatan çok zarif bir film. Hatta bu yaz Pablo Neruda’nın yaşadığı evleri görmek için Şili’ye gitmeyi planlıyorum.
4. Bu aralar ne okuyorsunuz peki?
Ağırlıkla yapay zekâ üzerine okuyorum. Kai-Fu Lee’nin AI 2041 ve Mustafa Suleyman’ın The Coming Wave kitapları masamda. Yapay zekânın sadece teknolojiyi değil, ekonomiyi ve gündelik hayatımızı nasıl dönüştüreceğini anlamaya çalışıyorum.
5. Finans meraklılarına bir kitap önerseniz?
Nassim Nicholas Taleb’in tüm eserlerini öneririm. Özellikle de Fooled by Randomness ve The Black Swan. Kitaplarını bitirdiğinizde sadece piyasalara değil, hayata da biraz farklı bakmaya başlıyorsunuz.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


