İşte ‘Made in EU’ çelişkisi
Avrupa’nın Çin rekabetine karşı hazırladığı ‘Made in EU’ taslağının detaylarına inildikçe çelişkilerle dolu bir tablo ortaya çıkıyor. Gümrük Birliği ülkelerini kapsama alan taslak, ilerleyen maddelerde AB’de üretim ve yüzde 70 AB menşeli parça şartı getiriyor. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlemenin bu haliyle Türk otomotiv ve tedarik sanayisine zarar verebileceğini belirterek, “Hem kendi içinde tutarsız hem de otomotiv sanayimizi olumsuz etkileyecek bir taslak” dedi.
Avrupa Komisyonu’nun Çin rekabetine karşı kendi sanayisini korumak amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın (IAA) taslağı, Türkiye’yi yakından ilgilendiren çelişkiler barındırıyor. Çok sayıda alt başlıktan oluşan taslağı inceleyen Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) paylaştığı son bilgilere göre, düzenlemenin ilk maddelerinde Türkiye’nin de dahil olduğu Gümrük Birliği ülkeleri kapsama alınıyor. Ancak ilerleyen maddelerde teşviklerden yararlanacak araçların Avrupa Birliği (AB) içinde üretilmesi gibi şartlar bulunuyor. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “Karşımızda hem kendi içinde tutarsız hem de bu haliyle Türk otomotiv sanayisini olumsuz yönde etkileyecek bir taslak var” diyor.
YÜZDE 70 AB ŞARTI
OSD’nin ilk yarıyıl sonuçları kapsamında geçen hafta İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Eroldu’ya göre IAA taslağı, AB’de kamu desteğiyle yapılacak araç satışlarını ve kamu alımlarını düzenliyor. Yalnızca tam elektrikli, şarj edilebilir hibrit ve yakıt hücreli araçları kapsayan taslak; kamu alımları, kurumsal ve filo alımları, diğer kamu destekleri ile küçük elektrikli araçlara yönelik CO2 süper kredileri olmak üzere dört başlıktan oluşuyor. Ancak taslak bir yandan Gümrük Birliği ülkelerini kapsama alırken, diğer yandan araçların AB içinde üretilmesini ve yüzde 70 AB menşeli parça kullanılmasını şart koşuyor.
‘TEHDİT OLARAK GÖRÜYORUZ’
Türkiye’nin kapsam dışında kalması halinde özellikle tedarik sanayisinin büyük bir rekabet baskısıyla karşılaşacağını, bunun da orta ve uzun vadede ana sanayinin rekabetçiliğine zarar vereceğini belirten Eroldu, “Eğer böyle bir yüzde 70’lik baraj konup Türkiye bunun dışında kalırsa, Çinli, Hintli, Faslı, Mısırlı ve Türk bütün sanayiler arasında büyük bir rekabet çıkacak ve buradan pay almak çok zor olacak. Bunu Türk otomotiv tedarik sanayi açısından büyük bir tehdit olarak görüyoruz. Yalnızca ana sanayinin değil, tedarik sanayinin de bu sistemin dışında kalması kabul edilebilir bir durum değil” yorumunda bulundu.
AVRUPALI ÜRETİCİLERE TEPKİ: KABUL ETMİYORUZ
Eroldu, Avrupa tedarik sanayisini temsil eden CLEPA’nın AB dışından parça girişini sınırlamak istediğini, otomotiv üreticilerinin çatı kuruluşu ACEA’nın ise Birleşik Krallık’ı kapsama alırken; Türkiye ve Fas’taki yalnızca mevcut yatırımların korunmasını önerdiğini söyledi. “Bu Türkiye’ye yeni yatırım gelmesini ve mevcut yatırımların büyümesini keser. Yalnızca ana firmaları korumak da yeterli değil, tedarikçiler bu işin ayrılmaz parçası. ACEA’nın bu yaklaşımını kabul etmiyoruz” dedi.
‘DARALDIK AMA TOPARLANIYORUZ’
OSD Başkanı Eroldu, ilk altı ayda Türkiye’nin otomotiv üretimi ve ihracatındaki daralmanın nedenlerini ise şu sözlerle açıkladı: “Üretimde geçen seneye göre yüzde 6’lık bir eksilmemiz var. Bunun iki nedeni var. İlk altı ayda uzun bayram ve idari tatiller nedeniyle 5-6 günlük çalışma kaybı yaşadık. Diğer taraftan devam eden yatırımlar nedeniyle bazı üyelerimiz yeni üretim hatlarını hazırlarken mevcut üretimlerini azaltmak zorunda kaldı. Bu geçici bir durum, yılın geri kalanında toparlanma bekliyoruz.” Devreye giren yeni yatırımların etkisiyle iç pazarda yerli üretimin payının artmaya başladığının da altını çizen Eroldu, 2027 yılından itibaren Türkiye’de hem yerli araç payının hem de rakamların olumlu yönde gelişeceğini kaydetti.
UYGUN FİYATLI İTHAL ARAÇ YAĞMURU VAR
Avrupa’daki kapasite fazlasının bu sene Türkiye’ye yağdığını vurgulayan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bu durumun Türkiye pazarında rekabeti artırarak kâr marjlarını baskıladığını belirterek, “Bugün Avrupa’dan Türkiye’ye daha rekabetçi fiyatlarla araç ithal ediliyor. Türkiye’de maliyetleriniz artarken, Avrupa maliyet yapısından daha uygun maliyetlerle araç gelebiliyor. Bu müşteri için iyi, üretici için zorlayan bir konu” diye konuştu. Küresel otomotiv pazarı için 2027 yılına ilişkin risklere de işaret eden Eroldu, “Dünyada işlerin iyi gitmeyeceği konusunda konsensus artmaya başladı. Özellikle 2027 yılı endişe verici. En son tahminlerde 97 milyon olan dünya üretiminin 2027’de 94 milyona gerileyeceği varsayılıyor. Yılda 3-4 milyonluk bir talep ve arz azalması öngörüsü söz konusu” bilgisini verdi.
ZORLU BİR DÖNEME GİRİYORUZ
Otomotiv sanayisinde rekabetçilik kaybına da dikkat çeken Eroldu, “2026’da en kötünün geçtiğini düşünüyorduk ancak ilk altı ayda kur-enflasyon makasının kapanmadığını görüyoruz. Tüm ihracatçı sektörler gibi otomotiv de artık zorlandığı bir döneme giriyor” dedi. Yerli üreticilerin yüzde 40-60 arasında yerlilik oranına sahip olduğunu, işçilik ve yerli tedarikçi maliyetlerindeki artışın Euro cinsinden maliyetleri yükselttiğini söyleyen Eroldu, “2021’den 2026’ya enflasyonla kurlar arasında büyük bir fark var. Euro cinsinden yüzde 30 gibi bir kayıp var. Bunu verimlilik artışıyla kompanse etmeye çalışıyoruz ama bunun da bir limiti var” ifadelerini kullandı. OSD Başkanı Eroldu, ihracattaki yüzde 3’lük kur avantajının daha etkin hale getirilmesini, finansman desteği sağlanmasını, teşvik sisteminin etkisinin artırılmasını ve iş gücü maliyetlerinin desteklenmesini istedi.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


