Yavuz Sondaj Gemisi'nden 'Sıfır Atık Festivali' çağrısı
Sonraki Haber ›
Sigortacılarla esnaflar arasında sigorta polemiği
KOBİ’lerin düştüğü 10 kritik hata
Türkiye’de birçok şirketin ‘enerjinin yanlış yerde tüketilmesi’ sorunu yaşadığını belirten LeanViser’ın kurucusu Can Yükselen, “KOBİ’ler aslında kötü yönetildiği için değil; reflekslerle büyüdüğü için yoruluyor” dedi. Yükselen, sürdürülebilir büyümenin anahtarı olan ‘yalın dönüşüm’ için atılması gereken adımları anlattı ve sahada tespit ettikleri 10 kritik hatayı paylaştı.
Günümüz ekonomik koşullarında KOBİ’ler için sürdürülebilir büyüme sağlaması, maliyetlerini optimize ederken verimliliklerini artırmaları her zamankinden daha önemli. Bu da ‘yalın dönüşüm’ yaklaşımını öne çıkarıyor. Yalın dönüşüm, işletmelerin israfı azaltarak sürdürülebilir kârlılığa ulaşmasını sağlayan bir yönetim yaklaşımı. Ancak birçok işletmenin sürece doğru yaklaşamaması istenen sonuca ulaşılamamasına yol açıyor. Peki KOBİ’ler yalın dönüşüm yolculuğuna nasıl başlamalı, hangi hataları yapmamalı?
Otomotivden gıdaya, teknik tekstilden beyaz eşyaya, metalurjiden demir-çelik sektörüne kadar birçok farklı alanda faaliyet gösteren işletmelere yalın dönüşüm, operasyonel gelişim ve dijital dönüşüm alanlarında danışmanlık ve eğitim hizmeti veren LeanViser’ın kurucusu Can Yükselen sorularımızı yanıtladı.
ENERJİ YANLIŞ YERDE TÜKENİYOR
Türkiye’de yalın dönüşümün çoğu zaman yanlış yorumlandığına dikkat çeken Yükselen, “Yalın dönüşüm birçok şirkette hâlâ 5S, kaizen veya görsel yönetim araçlarından ibaret sanılıyor. Oysa bunlar dönüşümün kendisi değil; yalnızca araçları. Gerçek dönüşüm, şirketin müşteriye nasıl değer ürettiğini yeniden sorgulamasıyla başlıyor” dedi.
Türkiye’deki şirketlerin en büyük ihtiyacının daha fazla çalışmak olmadığını, asıl sorunun enerjinin yanlış yerde tüketilmesi olduğunu dile getiren Yükselen, “Bugün birçok işletme çok yoğun çalışmasına rağmen enerjisini doğru noktaya harcayıp harcamadığını tam olarak bilmiyor. Standart süreler, stok doğruluğu, kapasite kullanımı, darboğazlar, üretim kayıpları ve operasyonel veriler sağlıklı olmadığında şirketler çoğu zaman reflekslerle yönetiliyor” diye konuştu.
“Ölçemeyen şirketler genellikle hislerle yönetiliyor” diyen Yükselen’e göre dönüşümün ilk adımı karmaşık sistemler kurmak değil; mevcut problemleri görünür hale getirmek. Bu nedenle dönüşüm sürecini adım adım ilerleyen sade ama disiplinli bir yapı üzerinden kurguladıklarını belirten Yükselen, yalın dönüşüm için 3 aşamalı süreci şöyle özetledi:
3 AŞAMALI YAKLAŞIM
* İlk aşamada şirketin mevcut operasyonel yapısı sahada analiz ediliyor. Üretim akışı, zaman kayıpları, kapasite sorunları, kalite problemleri ve darboğazlar doğrudan yerinde inceleniyor.
* İkinci aşamada işletmenin gerçek kayıp alanları belirleniyor. Burada amaç her problemi aynı anda çözmeye çalışmak değil; şirketin enerjisini doğru noktaya yönlendirmek.
* Üçüncü aşamada ise çalışan katılımı sürecin merkezine alınıyor. Sahadaki operatörlerin gördüğü birçok problem, yönetim katında fark edilmiyor. Çalışan sürecin içinde olduğu için kaybı görüyor. Yönetim ise çoğu zaman yalnızca sonucu görüyor. Bu yüzden çalışan katılımı dönüşümün merkezinde olmak zorunda.”
BUNLARA DİKKAT!
“Birçok KOBİ aslında kötü yönetildiği için değil; reflekslerle büyüdüğü için yoruluyor” diyen Can Yükselen, sahada en sık karşılaşılan hataları anlattı ve kritik önerilerde bulundu:
1. Verimliliği ‘yoğunluk’ sanmak: Şirket içinde herkes sürekli koşturuyor. Ancak yoğun çalışan yapı, çoğu zaman verimli çalışan yapı anlamına gelmiyor.
2. Makine yatırımını sistem kurmanın önüne koymak: Birçok işletme süreçlerini iyileştirmeden yeni makine yatırımı yapıyor. Oysa problem çoğu zaman kapasite eksikliği değil; mevcut kapasitenin yanlış kullanılması oluyor.
3. Problemi toplantı odasında çözmeye çalışmak: Gerçek kayıp çoğu zaman raporlarda değil üretim sahasında görülüyor. Ancak birçok yönetim ekibi sahaya inmeden karar alıyor.
4. Her departmanın kendi hedefiyle çalışması: Satış, üretim, satın alma ve planlama birbirinden kopuk ilerlediğinde şirket içinde görünmeyen çatışmalar oluşuyor.
5. Stoku güvenlik hissi olarak görmek: Birçok KOBİ fazla stokla kendini güvende hissetmeye çalışıyor. Oysa fazla stok çoğu zaman problemi gizliyor; çözmüyor.
6. Operatörün bilgisini sistemin dışında bırakmak: Sahadaki çalışanlar süreçteki gerçek kayıpları yöneticilerden daha erken görüyor. Ancak birçok işletmede çalışan yalnızca uygulayan kişi olarak görülüyor.
7. Sürekli yeni proje başlatıp tamamlayamamak: Şirketlerde aynı anda çok fazla iyileştirme projesi açılıyor. Ancak odak kaybolduğu için çalışmalar bir süre sonra gündemden düşüyor.
8. Standardizasyonu esneklik kaybı sanmak: Bazı işletmeler standart oluşturmanın şirketi yavaşlatacağını düşünüyor. Oysa standart olmayan süreçler kişilere bağımlılığı artırıyor.
9. Yalın dönüşümü maliyet düşürme operasyonu sanmak: Yalın dönüşüm yalnızca gider azaltma yaklaşımı olarak görüldüğünde çalışan direnci oluşuyor.
10. ‘Yaptık, bitti’ düşüncesiyle hareket etmek: Birçok işletme birkaç iyileştirme sonrası dönüşümün tamamlandığını düşünüyor. Oysa yalın dönüşüm proje değil; süreklilik isteyen bir yönetim kültürü.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


