Sanayi üretiminde 8 ayın en yükseği
Sonraki Haber ›
80. yaşını 23 bin çalışanıyla kutladı
Maksat ‘Zamanında Yanında’ olmak
Boyner Vakfı ve Unicef Türkiye, çocukların güvenli gelişimleri için ‘Zamanında Yanında’ projesine start verdi. Birçok sivil toplum kuruluşuyla işbirliği yapılan proje ile Adana, Ankara, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Mardin ve Şanlıurfa’da bir yılda 400 bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor. Projenin odağında ise çocukların gelişiminde daha fazla katkı sağlaması hedeflenen babalar var.
UZMANLARA göre gebelikten iki yaşına kadar olan dönemi kapsayan ‘ilk 1000 gün’ insan beyninin gelişiminde kritik süreci ifade ediyor. Sadece hastalıklara karşı bağışıklık ya da sağlık açısından değil; şiddete meyilden zorluklara karşı psikolojik dirence kadar birçok konuda insanın güçlü duruşu için bu ilk 1000 günün büyük önem taşıdığını belirtiyor uzmanlar. Şöyle bir baktık. Türkiye’de 0-2 yaş grubunda yaklaşık 2.9 milyon çocuk var. Doğurganlık oranı giderek azaldığı için bu rakamın önümüzdeki yıllarda gerilemesi bekleniyor ama şimdi konumuz bu değil. Ama şu veri bu yazının ana konusu olan ‘beyin gelişimi’ açısından bir fikir verebilir; Türkiye’de 0-2 yaş grubundaki çocukların yüzde 23.6’sının günde iki saatten fazla televizyon karşısında zaman geçirmesi, uzmanlar tarafından en sık karşılaşılan ihmal vakalarından biri olarak raporlanıyor.
Önceki gün çocuk gelişiminde geç olmadan harekete geçmek gerektiği çağrısı yapılan, çok ortaklı bir toplantıya katıldım. Boyner Vakfı, birçok sivil toplum kuruluşunu da işin içine katan adeta ‘seferberlik’ niteliğinde bir projeye başladığını haber veriyordu. Vakfın projedeki ana ortağı UNICEF Türkiye, yeni işbirliklerine hazır, kolları sıvamış. Geniş paydaşlı bu ortaklık, projenin adına ‘Zamanında Yanında’ demiş. Çünkü birçok açıdan çocukların geleceği için vakit kaybetmeden harekete geçmek gerekiyor.
‘BU SORUMLULUK HEPİMİZİN’
Projenin sözcülerinden Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, amaçlarını anlatırken çok isabetli bir soru sordu: “Bir çocuk güvende olmadığında sorumluluk kimde?”. Ve sorunun yanıtını verirken herkesin bu tabloda bir rolü olduğuna dikkat çekti. “Bizim de amacımız bu projede herkesi ortak amaç etrafında birlikte hareket etmesini sağlamak. Çünkü bu sorumluluk hepimizin” dedi.
Ne yapılacak ‘Zamanında Yanında’ kapsamında? Öncelikle Erken Çocukluk Gelişimi Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Demet Gülaldı, Türkiye Kalkınma Vakfı’ndan Ayşe Belgin Açıkgöz, Maya Vakfı Genel Müdürü Emre Ünsal da aynı amaçla masanın etrafına oturan sivil toplum yöneticileri olarak projeye destek veriyorlardı. Herkes kendi uzmanlığını projede konuşturacak.
Çalışmanın ilk yılında Adana, Ankara, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Mardin ve Şanlıurfa’da ebeveyn destek sistemleri güçlendirilecek. Ailelere ebeveynlik becerileri, çocuk gelişimi, akran zorbalığının önlenmesi, dijital güvenlik ve çocuk koruma konularında danışmanlık ve rehberlik desteği sağlanacak. Zamanında Yanında projesiyle aynı zamanda bir Sosyal Etki Platformu da kurulması amaçlanıyor. UNICEF tarafından desteklenen 18 merkez ve 16 mobil ekip, sahadaki güçlü sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) eşgüdüm halinde doğrudan ailelere ulaşacak. Çünkü çocuğun yuvası, güvenli gelişimin ana sahası. Burada, özellikle de çocuk gelişiminde kendini olayın ‘dışında’ tutmaya yıllardır alışık olan babalar hedef alınıyor.
EN DEĞERLİ YATIRIM
Babaların odağa alınması meselesini UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi net ifadelerle anlattı:
“Çocuğun ilk 1000 gününe yapacağınız yatırım en kıymetli yatırımlardan biri. Çünkü beyinsel gelişimin kritik süreçleri bu aşamada tamamlanıyor. Araştırmalara göre Asya ve Uzakdoğu’da babaların yüzde 15’i çocukların erken yaştaki gelişimine katkı veriyor. Bu yüzden baba öğesini daha çok işin içine dahil etmek hedefimiz.”
Ümit Boyner’in ‘eşitlik’ hele de ‘cinsiyet eşitliği’ denildiğindeki duruşunu zaten biliyoruz, “Ebeveynlik bir takım işi, bu sorumluluk tek bir kişinin omuzlarında olamaz” diyerek projede babalara verilecek önemin altını çizdi ve ekliyor:
“Bugün burada bir kampanyanın çağrısını yapıyoruz aslında. Biz bugün buraya sadece bir projeyi duyurmaya değil, çocuklarımızın elini vaktinde tutacak bir güvenlik ağını, yani ‘Zamanında Yanında’ modelini kurmaya geldik. İş dünyası ve STK’ları da bu masanın etrafında, daha güvenli ve eşitlikçi yarınlar için sorumluluk almaya, destek olmaya çağırıyoruz. Bu program ev içindeki sorumluluğu paylaşan, ortak ebeveynlik yapan babaları da o ekibe dahil etmek için tasarlandı. Çünkü biliyoruz ki, her iki ebeveyn sürece aynı güçle dahil olduğunda çocuklarımız hayata çok daha güçlü hazırlanıyor.”
Projenin bir yılı tamamlandığında 200 bin ebeveyne ve 400 bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor.
ÇEVRE İÇİN YAP BİR GÜZELLİK
Kendini ‘tekno-güzellik şirketi’ olarak nitelendiren L’Oréal, Dünya Refill (Yeniden Doldurma) Günü kapsamında hayata geçirilen #JoinTheRefillMovement kampanyasının çerçevesini genişlettiğini duyurdu. Şirket cilt bakımı, parfüm, makyaj ve saç bakımını kapsayan 18 marka ve 28 ürün grubunu bu kampanyaya dahil etti. Projeye başlamadan önce müşterileri arasında bir anket yaptı. Tüketicilerin yüzde 84’i daha sürdürülebilir ürünler kullanmak istediğini söyledi. Şimdi hedef, bu tüketici grubu ile ürünleri bir araya getirmek.
Yeniden doldurulabilir güzellik ürünleri projesi de böyle doğdu. Kampanya bugünden itibaren başladı. L’Oréal Grup Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü Blanca Juti’nin mesajı sürdürülebilir ürünleri tercih edenlere: “Öncü bir girişim olarak başlayan yeniden doldur hareketi, bugün en güçlü ve en geniş kapsamlı kampanyalarımızdan birine dönüştü. 18 marka ve 28 ürün grubuyla yeniden doldurulabilir güzelliğin her kategori, her fiyat seviyesi ve her kanal için erişilebilir olduğunu gösteriyoruz. Tüketicileri küçük ama etkili bir değişime davet ediyoruz: yeniden dolum yapabileceği ürünleri tercih etmek. Bu bir fedakârlık değil hem gezegen hem de tüketiciler için daha iyi bir seçenek.”
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


