Sağlıkta fiyat düşüyor hasar artıyor
Sonraki Haber ›
Tosyalı ham çelikte dünyada 32. sırada
Otomobilde son iki yılın en düşük seviyesi görüldü... 2. el Mayıs'ta sert frenledi
Mayıs ayında ikinci el otomobil pazarı yüzde 22.1 daralarak 503 bin 57 adede geriledi ve son 23 ayın en düşük aylık seviyesini gördü. Sert düşüşte uzun tatil dönemiyle işlem günlerinin azalması ve sıfır kilometredeki agresif kampanyalar belirleyici oldu. Buna karşılık yılın ilk 5 ayında ikinci el otomobil satışları 2.8 milyon adedin üzerinde kaldı. Yılın geri kalanında pazarın yönünü ise sıfır kilometredeki stok baskısı ve kampanyaların seyri belirleyecek.
MAYIS ayında ikinci el otomobil pazarı uzun tatil dönemi ve sıfır km satışlarındaki agresif kampanyaların etkisiyle sert bir düşüş yaşadı. Mayıs 2025’e kıyasla yüzde 22.1 oranında daralayan pazar, bir önceki ay olan nisan 2026’ya göre de yüzde 17 gerileyerek 503 bin adetlere kadar indi. Böylece pazar, Haziran 2024’teki 435 bin adetlik seviyenin ardından son iki yılın en düşük seviyesini görmüş oldu.
TOPLAM PAZAR DA GERİLEDİ
Hürriyet’in Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) derlediği bilgilere göre, 9 günlük Kurban Bayramı tatilini de kapsayan mayıs ayında ikinci el otomobil pazarı yüzde 22.1 daralarak 503 bin 57 adet olarak gerçekleşti. Aynı dönemde binek otomobil, motosiklet, hafif ticari ve ağır ticari araçların da dahil olduğu toplam ikinci el otomotiv pazarı da yüzde 21.7 oranında daraldı ve 752 bin 150 adede kadar geriledi.
5 AYDA 2.8 MİLYON ADET
Mayıs ayındaki sert daralmaya karşılık hem binek otomobil hem de toplam ikinci el pazarında yatay seyir sürdü. Buna göre, Ocak-mayıs 2026’ı kapsayan ilk 5 aylık döneminde sonunda toplam ikinci el otomobil pazarı yüzde 2.5 oranında azalarak 2 milyon 844 bin 626 adet oldu. Toplam ikinci el otomotiv pazarı ise ocak-mayıs 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.2 daralarak 4 milyon 177 bin 299 adede geriledi.
SIFIRDA BENZER DARALMA
İkinci eldeki daralma mayıs ayında sıfır km ile benzer seviyede gerçekleşti. Hatırlanacak olursa mayıs ayında sıfır km otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23.19 daralarak 65.386 adet olmuştu. Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı ise ocak-mayıs 2026 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7.40 oranında daralarak 453 bin 138 adet olarak gerçekleşmişti.
YÖNÜ KAMPANYALAR BELİRLEYECEK
Mayıs verileri, ikinci elde fiyat dengesinin yeniden sınandığını gösteriyor. Sıfır km araçlarda stok baskısı devam ederken markaların agresif kampanyaları, ikinci el fiyatlarının yukarı yönlü hareket alanını daraltıyor. Ancak bu tablo tüm ikinci el araçlarda sert bir ucuzlama yaşanacağı anlamına gelmiyor. Asıl baskı, sıfır kilometre kampanyalı fiyatına yaklaşan, yüksek fiyatlı ve bekleyen araçlarda hissedilecek. Bu nedenle yılın geri kalanında fiyatların yönünü, mayıstaki düşüşten çok haziran ayında hem sıfır hem ikinci elde talebin nasıl toparlanacağı belirleyecek.
‘DOĞRU FİYATLANAN ARAÇLAR DAHA ÇABUK SATILIYOR’
LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik ise doğru fiyatlanan ve geçmişi şeffaf araçların öneminin arttığını aktararak, “Pazarın normalleşmesiyle birlikte spekülatif fiyat hareketleri büyük ölçüde sona erdi. Bugün alıcılar acele karar vermiyor; ekspertiz geçmişi, bakım kayıtları, km doğruluğu ve aracın gelecekteki değerini çok daha fazla sorguluyor. Bu durum kurumsal ikinci el sektörünü güçlendirirken, güvenilir platformların önemini artırıyor. Artık otomobil satın almak önümüzdeki birkaç yılın yatırım ve kullanım planını birlikte değerlendirmeyi gerektiriyor” diye konuştu.
REEL FİYATLAR GERİLEDİ
MAYIS ayında ikinci el araç fiyatları enflasyondan arındırılmış verilere göre gerilemeye devam etti. İlan fiyatları baz alınarak oluşturulan arabam.com Aylık Fiyat Endeksi’ne göre, nisan ayında 912 bin 45 TL olan ilan fiyatları mayıs ayında ortalama 913 bin 190 TL oldu. Enflasyondan arındırılmış reel fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 1.56 düşüş gösterdi. Mayıs ayı ikinci el araç pazarını değerlendiren arabam.com CEO’su Önder Oğuzhan, “Hareketli bir başlangıç yapılmış olsa da ayın ilerleyen dönemlerinde Kurban Bayramı ve resmi tatillerin iş günü sayısına etkisiyle geçtiğimiz aylara göre pazarda daha sakin bir görünüm öne çıktı” dedi.
ELEKTRİKLİ OTOMOBİL SAYISI 400 BİNİ GEÇTİ
TÜRKİYE’de elektrikli otomobil parkı son yıllarda tarihi bir hızla büyüdü. TÜİK verilerine göre 2016’da sadece 643 adet olan trafikte kayıtlı elektrikli otomobil sayısı, 2026’da 436 bin 474 adede ulaştı. Böylece elektrikli otomobil sayısı 10 yılda yaklaşık 679 kat artmış oldu. Asıl kırılma ise son 3 yılda yaşandı. 2022’de 14 bin 552 adet olan elektrikli otomobil sayısı, 2023’te 80 bin 43’e, 2024’te 183 bin 776’ya, 2025’te ise 370 bin 591’e çıktı. 2026’da 400 bin eşiğinin aşılması, elektrikli otomobilin Türkiye’de artık niş bir tercih olmaktan çıkıp ana pazarın kalıcı oyuncularından biri haline geldiğini gösteriyor.
AVRUPA’DAN ÇİNLİ ARAÇLARA ‘TÜRKİYE’ MODELİ
TÜRKİYE’nin ithal elektrikli araçlar için çok daha önce devreye aldığı korumacı adımların benzeri, bu kez Avrupa’nın gündemine girdi. Alman gazetesi Handelsblatt’ın haberine göre, Avrupa Komisyonu, Çin’den ithal edilen şarj edilebilir hibrit (PHEV) araçlara yeni gümrük vergileri uygulamayı planlıyor. Bu kararla Brüksel, Çinli üreticilerin tam elektrikli araçlara getirilen ek vergileri PHEV modellerle aşmasının önüne geçmek istiyor. Eğer yürürlüğe girerse, PHEV’lere uygulanacak gümrük vergileri, Kasım 2024’ten bu yana Çin yapımı bataryalı elektrikli araçlara ve uzun menzilli elektrikli araçlara (EREV) uygulanan benzer vergileri takip edecek. Bu vergiler, AB’nin genel yüzde 10’luk ithalat vergilerine yüzde 35’e varan ek vergiler getirecek.
TÜRKİYE EYLÜL 2024’TE BAŞLADI
Türkiye ise bu alanda adımı Eylül 2024’te atmıştı. Ticaret Bakanlığı, AB ve serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeler dışından ithal edilen elektrikli araçlar için getirilen zorlayıcı şartların kapsamını genişletmiş, şarj edilebilir hibrit yani PHEV araçları da bu kapsama almıştı. Böylece Çin’den benzinli/dizel ve klasik hibrit dışındaki araçları Türkiye’ye getirmek imkânsız hale gelmişti. Yalnızca yatırım teşvili alabilen BYD, bir dönem Türkiye’de PHEV araçlarını satabilmişti.
EN ÇOK SATIŞ BYD’NİN
Avrupa’da ise bu tartışmanın büyümesinde Çinli markaların PHEV tarafındaki hızlı yükselişi etkili oldu. Piyasa analiz şirketi Dataforce’un verilerine göre, BYD Seal U nisan sonu itibarıyla AB’de en çok satan şarj edilebilir hibrit model oldu; Volvo, BMW, Volkswagen ve Mercedes-Benz modellerini geride bıraktı. BYD Atto 2 beşinci sıraya yerleşirken, Chery grubuna ait Jaecoo 7 de listenin 11’inci sırasında yer aldı. Marka bazında ise BYD, Volkswagen Grubu’nun ardından AB’de PHEV satışlarında ikinci sıraya yükseldi. Chery altıncı, SAIC ise 11’inci oldu. Nisan ayında Çinli markaların AB’deki elektrikli araç satışları yüzde 105 artarken, PHEV satışlarındaki yükseliş yüzde 236’ya ulaştı. Çinli markaların toplam satışlarında PHEV’lerin payı da bir yılda yüzde 18’den yüzde 30’a çıktı. Bu tablo, Avrupa’nın Çinli üreticilere karşı yeni önlem arayışını hızlandıran en önemli gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.
BU YÜZDEN Mİ ASKIYA ALDI?
AVRUPA’da PHEV’lere yönelik yeni vergi hazırlığı, BYD’nin son dönemde aldığı kararları daha anlamlı hale getiriyor. Çinli markaların Avrupa’da tam elektrikli araçlara getirilen vergileri PHEV modellerle aşmaya çalışması, Brüksel’in yeni bir önlem arayışına girmesine neden oldu. Bu nedenle BYD’nin Avrupa üretimini hızlandırma, Macaristan’a öncelik verme ve Türkiye fabrikasını takvimsiz şekilde askıya alma kararları aynı stratejinin parçaları olabilir. Şirket, Avrupa’da büyümeyi sürdürmek istiyorsa artık sadece uygun fiyatlı ürünle değil, üretimi de Avrupa’ya yaklaştırarak hareket etmek zorunda. Türkiye projesinin askıya alınması da bu yeni tarife, Made In EU ve regülasyon baskısı içinde yeniden yapılanan Avrupa planının sonucu olarak okunabilir.
TOGG SANAYİNİN İLK 30’UNA GİRDİ
YERLİ elektrikli araç üreticisi Togg, hem marka gücü hem de sanayi performansında yükselişini sürdürdü. Uluslararası marka değerleme kuruluşu Brand Finance’in 2026 Türkiye raporunda Türkiye’nin En Güçlü 10 Markası arasına giren şirket, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasında da geçen yıla göre 9 basamak yükseldi. Bu yükselişle birlikte Togg, Türkiye’nin en büyük 28’inci sanayi kuruluşu oldu. Bu sonuç, Togg’un yalnızca otomotiv pazarındaki satış performansıyla değil, üretim ölçeği, sanayi kapasitesi ve marka algısıyla da Türkiye’nin önde gelen şirketleri arasındaki yerini güçlendirdiğini gösterdi. Elektrikli araç, dijital platform ve mobilite hizmetlerini aynı ekosistemde birleştiren Togg, Türkiye’nin otomotivdeki dönüşüm sürecinin en görünür markalarından biri olmayı sürdürüyor.
30 YILLIK BERLİNGO BURSALI OLUYOR
CITROEN, hafif ticari araç pazarındaki güçlü modeli Berlingo’nun Türkiye’de üretileceğini açıkladı. Bu yıl 30’uncu yaşını kutlayan Berlingo, 2026’nın üçüncü çeyreğinden itibaren Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda “Made in Türkiye” etiketiyle banttan inecek. Böylece Tofaş’ın Stellantis markaları için devreye aldığı “K9” hafif ticari araç üretim programında Doblo ile başlayan sürece Citroen Berlingo da eklenmiş olacak. Daha önce “K0” projesi kapsamında Citroen Jumpy ve Spacetourer modellerinin üretimine de Bursa’da başlanmıştı.
‘DÖNÜM NOKTASI’
Berlingo’nun bugün 3’üncü nesliyle yollara çıktığını hatırlatan Citroen Marka Direktörü Bora Duran, “30’uncu yılını kutlayan Berlingo’nun Türkiye’de Tofaş Fabrikamızda üretilecek olması bizim için son derece önemli bir dönüm noktası. Bu atılım, aynı zamanda Citroen markasının ülkemize ve üretim altyapımıza duyduğu güvenin de önemli bir göstergesi. Türkiye sadece Citroen için güçlü bir pazar değil, aynı zamanda giderek daha stratejik bir üretim merkezi konumuna geliyor. Tofaş’ta geçtiğimiz yıl hayata geçirilen K0 projesi kapsamında Citroen markalı Jumpy ve Spacetourer modellerinin üretimine başlanmasının ardından, 2026 yılında Berlingo’nun da üretim programına dahil edilmesi bu yaklaşımın en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Hâlihazırda Türkiye’nin en güçlü hafif ticari araç markaları arasında yer alıyoruz. Yerli üretimin sağlayacağı güçle birlikte segmentteki konumumuzu daha da ileri taşımayı ve ilk 3 marka arasındaki yerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.
KAPASİTESİNİ 500 BİNE ÇIKARDI
TOFAŞ, Bursa’daki üretim tesisinde yıllık araç üretim kapasitesini 450 bin adetten 500 bin adede çıkardı. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimde, üretim tesisinde yürütülen verimlilik artırıcı çalışmalar ve süreç iyileştirmeleri sonucunda kapasitenin 50 bin adet artırıldığını duyurdu. Açıklamada, özellikle boya biriminde devreye alınan yeni teknoloji ve optimizasyon faaliyetlerinin bu artışta etkili olduğu belirtildi. TOFAŞ’tan yapılan açıklamada, “Bursa’daki üretim tesisimizde yürütülen verimlilik artırıcı çalışmalar ve süreç iyileştirmeleri sonucunda, özellikle boya biriminde uygulamaya alınan yeni teknoloji ve optimizasyon faaliyetleri neticesinde, şirketimizin fiili yıllık araç üretim kapasitesi 50 bin adet artarak 500 bin adet seviyesine ulaşmıştır” denildi.
GÖZLER YENİ BİNEK MODELDE
K9 ve K0 projeleri kapsamında hafif ticari araç üretimlerini hızlandıran TOFAŞ’ta, tek binek otomobil modeli olan Egea’nın üretimi ise bu ay sonunda sona eriyor. Şirketin artan kapasitesi ve son dönemde verilen mesajlar, TOFAŞ’ın yeni bir binek otomobil projesini bu yıl içinde duyurabileceği beklentisini güçlendiriyor.
500’ÜNCÜ YARIŞA ÖZEL KİTAP
PIRELLI, Formula 1 Dünya Şampiyonası’ndaki 500. Grand Prix kilometre taşını özel bir kitapla kutladı. Pirelli Vakfı tarafından hazırlanan ve Marsilio Arte tarafından yayımlanan “A Stir of the Soul. Pirelli’s 500 GPs in the F1 World Championship” adlı eser, 2026 İspanya Grand Prix’si kapsamında Circuit de Barcelona-Catalunya’da tanıtıldı. Formula 1’in 75 yıllık tarihine de ışık tutan kitapta, Pirelli Tarih Arşivi’nden derlenen görsellerin yanı sıra markanın 1950-1958, 1981-1991 ve 2011’den günümüze uzanan üç farklı F1 dönemi ele alınıyor. Eserde Alberto Ascari, Juan Manuel Fangio, Ayrton Senna, Lewis Hamilton ve Max Verstappen gibi pist efsanelerinin yanı sıra yarışların arkasındaki mühendisler, teknisyenler ve mekanikerlerin katkılarına da yer veriliyor. Kitap, Pirelli’nin motor sporlarıyla kurduğu uzun soluklu bağı ve Formula 1’in teknoloji, rekabet ve görsel kültürle şekillenen dünyasını anlatıyor.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


