Yaratıcı yıkım ekonomisinin şifreleri

01.01.2026 - 23:53 | Son Güncelleme :
Yaratıcı yıkım ekonomisinin şifreleri | Ekonomi Haberleri

Dünya Bankası adına hazırlanan ‘Yapay Zekâ ve Ekonomik Kalkınma’ başlıklı raporun Akademik Başdanışmanı Chicago Üniversitesi Ekonomi Profesörü Ufuk Akçiğit, Türkiye’nin yapay zekâ yatırımlarında OECD ortalamasının altında kaldığına dikkat çekerek, “Bu bir fırsat. Atak yapabiliriz. Türkiye’nin gençlik gibi bir gücü var. İşin kilit kısmı akademisyenlerimiz” dedi. ‘Yaratıcı Yıkım Ekonomisi’ kitabıyla dünya çapında ses getiren Akçiğit, dönüşümün şifrelerini anlattı...

YARATICI yıkım, yeni bir kavram değil. Ekonomist Joseph Schumpeter tarafından 1942 yılında ortaya atıldığından bu yana yeniliklerin ekonomide yarattığı yıkımı da fırsatları da aynı anda ifade eden bir terim. ‘Nerede o eski meslekler’ dediğinizde aslında tam da bu kavramın içine girmiş oluyorsunuz. 

Geçtiğimiz aylarda Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası verilen Chicago Üniversitesi Ekonomi Profesörü Ufuk Akçiğit’in 2023’te yayınlanan kitabı ‘Yaratıcı Yıkım Ekonomisi’ de bugün yaşadıklarımıza bu açıdan bakıyor. Prof. Dr. John Van Reenen ile birlikte kitabı yayına hazırlayan Akçiğit, yoğun araştırma trafiği içinde geçtiğimiz günlerde Türk iş dünyasıyla buluşmak üzere İstanbul’daydı. Buluşma, kitabın Türkçe basımına sponsor olan Letven Capital’in organizasyonuydu. Biz de bu kapsamda Prof. Dr. Akçiğit ile ‘yaratıcı yıkım’ kavramına mercek tuttuk, merak ettiklerimizi sorduk.

Haberin Devamı

OYUN KURUCU KİM OLACAK?

“Dünya Bankası, ‘Yapay Zekâ ve Ekonomik Kalkınma’ başlıklı bir rapor hazırlıyor. Ben de raporunun akademik başdanışmanıyım. Ülkeleri dolaşarak yapay zekâyı kalkınma modellerinin içine ne kadar dahil ettiklerini, yatırımlarını araştırıyorum. En son Çin ve Kore’ye gittim, oradan geliyorum” diyerek başladı söze Prof. Dr. Akçiğit.

Rekabet ne durumda diye merak edince maçın çoktan başladığını söyledi:

“Yapay zekâ çağında kalkınma yarışının start düdüğü çoktan çaldı. Bu kez mesele sadece teknoloji kullanmak değil; oyunu kimin kuracağı. Çünkü önümüzdeki dönemde, bugün adını bile bilmediğimiz pazarlar doğacak; aynı hızla, daha önce hiç yaşamadığımız türde kırılmalar ve krizler de kapıyı çalacak. Böyle bir dünyada en pahalı strateji ise ‘bekle-gör’ oluyor.”

Haberin Devamı

‘Peki doğru strateji nedir’ sorusuna yanıt verirken geleneksel altyapı yatırımı mantığının artık değiştiğine vurgu yapan Prof. Akçiğit, “Altyapı dediğimiz şey artık sadece yol, köprü, liman değil; dijital kapasite, hesaplama gücü, bağlantı, kurumların çevikliği ve en önemlisi, veri” dedi.

ÇAĞIN YAKITI VERİ

Akçiğit’e göre ‘yaratıcı yıkım’ ekonomisi birçok kavramı, ürünü, bilgiyi hayatımızdan çıkarırken yeni fırsatlar da yaratıyor. Ancak bu fırsatı değerlendirmenin kilidi ‘veri’de saklı. Prof. Dr. Akçiğit bunu şöyle anlattı:

“Yapay zekânın yakıtı veri; veri yoksa teknolojinin gelişmesi de mümkün değil. Kuzey ülkeleri veriyle daha ‘barışık’ iken, özellikle orta gelirli ekonomilerde, daha mesafeli bir duruş görüyoruz.”

KUTUPLAŞMA ARTACAK

Hangi ülkeler bu süreci daha iyi yönetiyor? Ülkeleri inceleyen ödüllü ekonomist bunu da şöyle yanıtladı:

“Çin, Hindistan ve ABD bu alanlarda şaşırtıcı derecede dinamik. Avrupa mesafeli grupta. Çünkü Avrupa’da regülasyon kültürü çok güçlü.Yeni girişimcilik oranlarına baktığınızda, Avrupa’nın genelinde tarihsel olarak Amerika’nın seviyesinin çoğu zaman yüzde 50’sinin altında kaldığını söylemek mümkün. Yapay zekâ ‘taze kan’ isteyen bir alan. Şirket yaşıyla yapay zekâ kullanımının arasında negatif bir ilişki var; şirket ne kadar gençse, yapay zekâya o kadar yakın oluyor. Dolayısıyla yarışta Avrupa ile Amerika–Hindistan–Çin arasındaki makasın açıldığını ve daha da açılacağını düşünüyorum. Bu da bizi giderek daha ‘iki kutuplu’ bir dünyaya doğru götürüyor.”

ŞİRKETLER, ÜLKELER NASIL GÜÇLENİR

 Prof. Dr. Akçiğit’e göre ‘genç’ kavramı yıkıcı ekonominin kilidi. “Önümüzdeki dönemde genç girişimciler, genç fikirler ve yeni örgütlenme biçimleri daha çok öne çıkacak” diyen ekonomist, yaratıcı yıkım ekonomisinde güçlenmenin şifrelerini şöyle anlattı: 

 “Ülkeler, kendi güçlü ‘kaslarına’ göre yapay zekâyı adapte etmek zorunda.

 Atıl kalmış yapıların sistemden çıkmasını kolaylaştırmak gerekiyor. Bir şeylerin kapanması negatif algılanıyor. Kapanmaya yüz tutmuş kurumları ‘ne pahasına olursa olsun’ hayatta tutmak hata.

Haberin Devamı

 İktisatta şöyle deriz: Büyük makro krizler aynı zamanda büyük fırsatlar yaratır. Eski düzeni bir an önce geri kurmakla uğraşırken asıl fırsat kaçar.

 Yeni oluşumlara alan açmak gerek. Üniversiteler bu işin kapısı. Üniversite–endüstri işbirliği önemli. Yapay zekâ bu ilişkiyi artık çok daha kritik hale getirdi. Örneğin İsviçre modeline baktığınızda, bir firmanın üniversiteyle işbirliği yapmasına ciddi teşvikler verildiğini görüyorsunuz. Kore ve Japonya da bu konuda iyi örnekler arasında.”

‘CESUR ÇÖZÜMLER GEREKİYOR’

Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’in ‘Yaratıcı Yıkım Ekonomisi’ kitabının Türkiye’deki basımına sponsor olan Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç, bu kararın arkasındaki fikri şöyle anlattı: “Ufuk Hoca’nın yaratıcı yıkım yaklaşımı bize şunu çok net söylüyor: Ekonomik büyüme, mevcut yapıları koruyarak değil; yenilikçi fikirlerin, teknolojinin ve girişimciliğin önünü açarak mümkün oluyor. Eski olanın yerini daha verimli, daha yaratıcı ve daha cesur çözümlerin alması gerekiyor. Bu kolay bir süreç değil ama sürdürülebilir kalkınmanın da başka bir yolu yok. Biz de Letven Capital’i kurarken bu anlayıştan yola çıktık. Bizim için yatırım, yalnızca sermaye sağlamak değil; yeniliği destekleyen, teknolojiyi merkezine alan ve girişimcilere alan açan bir ekosistem inşa etmek anlamına geliyor.”

‘TÜRKİYE İÇİN FIRSAT BÜYÜK’

Peki bu kutuplaşmış dünyada Türkiye’nin durumu nasıl? Prof. Dr. Akçiğit önce bir veri paylaştı. Yapay zekâ yatırımlarında Türkiye’nin OECD ortalamasının gerisinde olduğunu söyledi. Ve şunları ekledi:

 “Bu durum ilk bakışta negatif gibi görünebilir ama aslında doğru adımlar atılırsa büyük bir fırsat anlamına geliyor. Tam da bu dönemde üniversitelerin atılımın ön cephesinde yer alması gerekiyor. Üniversiteler öncülük etmeli, endüstriyle bir araya gelmeli, girişimci bir rol üstlenmeli. Bu köprü kurulduğunda hem insan kaynağı hem de bilgi üretimi çok daha hızlı şekilde ekonomik değere dönüşebilir.

 Türkiye’deki akademik araştırmaların yüzde 50’den fazlası sağlık alanında. Bu, aslında çok önemli bir avantaj. Çünkü sağlıkta hem veri üretimi yüksek hem de yapay zekânın doğrudan değer yaratabileceği bir sürü problem var. Yani sağlık alanında güçlü olduğumuz bu birikimi, yapay zekâyla doğru şekilde birleştirebilirsek çok ciddi bir sıçrama fırsatı doğar.

 Benzer bir potansiyel tarımda da var. Türkiye’nin tarımda çok ciddi bir istihdamı var; üstelik büyük bir tarım ülkesiyiz. Tam da bu yüzden, yapay zekâyı tarıma entegre ederek verimliliği artırmak, kaynak kullanımını iyileştirmek, kayıpları azaltmak ve üretimde kaliteyi yükseltmek için çok uygun bir zemin mevcut.

 Dolayısıyla mesele, bu alanlarda doğru yatırımları doğru mekanizmalarla yapmak. Eğer bunu başarabilirsek, orta gelir tuzağına takılmış ülkeler için bu dönem gerçekten bir ‘sıçrama penceresi’ olabilir.”

 

 

 


Etiketler

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
13.976 Değişim: -0,69% Hacim : 98.387 Mio.TL Son veri saati : 13:23
Düşük 13.843 13.04.2026 Yüksek 13.985
Açılış: 13.924
44,7217 Değişim: 0,24%
Düşük 44,6516 13.04.2026 Yüksek 44,7264
Açılış: 44,6516
52,3101 Değişim: -0,29%
Düşük 52,1645 13.04.2026 Yüksek 52,3624
Açılış: 52,3624
6.776,16 Değişim: -0,54%
Düşük 6.673,14 13.04.2026 Yüksek 6.824,87
Açılış: 6.812,73
bigpara

Copyright © 2026 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.