Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Girişimcilik ekosistemini güçlendiriyoruz

22.05.2026 - 14:37 | Son Güncelleme :
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Girişimcilik ekosistemini güçlendiriyoruz | Genel Haberler

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye'nin yatırım ve finans vizyonunu güçlendiren makroekonomik istikrar programımızla, üretimi ve ihracatı destekleyen sanayi politikalarımızla, sermaye piyasasını derinleştiren adımlarımızla, katılım finans ve fintek alanındaki yeni açılımlarımızla hedeflerimize yürümeye devam ediyoruz. Hedefimiz bellidir, Türkiye'yi daha üst liglere çıkarmaktır." dedi.

İstanbul Finans Merkezi'ndeki Vakıfbank Genel Müdürlüğü'nde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans Programı'nda konuşan Yılmaz, tanıtımı yapılan "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" kitabının hayırlı olması temennisinde bulundu.

Yılmaz, son 23 yılda Türkiye'nin üretim kapasitesini büyüten, sanayi altyapısını güçlendiren, ihracatını çeşitlendiren ve küresel ekonomideki ağırlığını istikrarlı şekilde artıran güçlü bir kalkınma süreci yaşadığını söyledi.

Haberin Devamı

2023 yılının ikinci yarısından bu yana hayata geçirilen ekonomi politikalarının makroekonomik dengesizliklerin giderilmesine ve finansal istikrarın güçlenmesine önemli katkı sağladığını belirten Yılmaz, her dönemin kendine göre makroekonomik öncelikleri olduğunu kaydetti.

Yılmaz, bugün gelinen noktada finansal tarafın daha fazla öne çıktığını, finansal dengesizlikleri gidermenin daha büyük bir öncelik haline geldiğini gördüklerini vurgulayarak, "Dolayısıyla her dönem kendi içinde öncelikler içeriyor, biz de buna uygun hareket ediyoruz. Son yıllarda temel önceliğimiz, makro finansal istikrarı sağlamak, enflasyonu aşağıya doğru çekmek, bunu yaparken dengeli bir şekilde büyümemizi ve istihdam artışını sürdürmek. Dolayısıyla Türkiye istikrarlı bir ortam içinde sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam edecek." diye konuştu. 

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ İSTİKRAR İÇİNDE YOLUNA DEVAM EDİYOR"

Orta Doğu’daki savaşlar, enerji güvenliği endişeleri, tedarik zincirindeki kırılmalar, jeoekonomik rekabet ve küresel büyümenin, enflasyon ve finansal istikrar üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Yılmaz, böyle bir dönemde sermayenin getirisiyle birlikte güven, öngörülebilirlik, güçlü kurumsal altyapı, bölgesel erişim ve siyasi-ekonomik istikrar aradığını ifade etti.

Haberin Devamı

Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın kesişim noktasındaki stratejik konumu, güçlü üretim kapasitesi, gelişmiş lojistik altyapısı, genç nüfusu ve geniş pazarlara erişim imkanıyla uluslararası yatırımlar açısından güçlü bir cazibe olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:

"Son dönem jeopolitik gelişmelere baktığımızda da ülkemizin çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile 'güvenli liman' konumunun altını çizmek isterim. Etrafımız ateş çemberi. Türkiye Cumhuriyeti çok şükür hiçbir şekilde bu ateşin içinde değil, istikrar içinde yoluna devam ediyor. Bu çatışma ortamının dışında sağlıklı, dirayetli politikalarla yoluna devam ediyor. Bir taraftan savunma kapasitesini güçlendiriyor, caydırıcılığını artırıyor, diğer taraftan barış diplomasisiyle sorunlara diplomatik, barışçıl çözüm için öncülük, liderlik yapıyor. Son derece doğru bir şekilde konumlanmış bir dış politikamızın olduğunu ifade etmek isterim."

Son 23 yılda Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin 290 milyar doları aştığını vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Son dönemde yıllıklandırılmış sermaye girişi, doğrudan yatırım anlamında 12,6 milyar dolar seviyesinde şu anda. Bu akış devam ediyor. Dünyada genel bir daralma var küresel doğrudan yatırımlarda. Buna rağmen geçen yıl Türkiye bu yatırımları artıran ender ülkelerden biri oldu. Bu tabloyu daha ileri taşımak amacıyla yatırım ortamını güçlendiren, yatırım süreçlerini kolaylaştıran ve uluslararası yatırımcıların Türkiye'deki faaliyetlerini destekleyen adımları kararlılıkla sürdürüyoruz. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) bünyesinde yatırım süreçlerini hızlandırma, bürokratik yükleri azaltma ve iş ortamını daha öngörülebilir hale getirme konusunda adımlar atıyoruz. Yeni teşvik sistemimiz, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı'yla Türkiye cari açığı kalıcı şekilde azaltıcı yatırımları önceliklendirmiş durumda. Bunlar ülkemizin, ekonomimizin katma değerini yükselten, teknolojik seviyesini yükselten yatırımlar. 30 milyar dolar civarı perspektifle bu programı başlatmış durumdayız." 

Haberin Devamı

"GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYORUZ"

Yılmaz, geçen ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez" programının yatırım vizyonunu somutlaştıran önemli bir adım olduğunu dile getirdi.

Bu programda öngörülen ve kanun gerektiren hususların Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildiğini dile getiren Yılmaz, "İmalatçılar, sanayiciler, tarımsal üretim yapanlar için kurumlar vergisini yüzde 12,5'e çekiyoruz. Bu, Türkiye'nin bir üretim merkezi olma kararlığının çok net göstergesidir. 12,5'e indirmemiz hem içeride sanayiye destek olacak, yatırım ortamına katkısı olacak hem de dışarıdan doğrudan sermayenin Türkiye'yi tercih etmesinde önemli bir teşvik unsuru olacaktır. Ayrıca 'dijital şirket' kurulumunu, girişimcilik ekosistemini güçlendiriyoruz." diye konuştu.

Yılmaz, "Üretimin, yatırımın ve ihracatın sürdürülebilir şekilde büyümesi, finansmana erişimin güçlü ve çeşitlendirilmiş bir yapıya sahip olmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle finansal istikrarı güçlendiren, sermaye piyasalarını derinleştiren, uluslararası piyasalarla entegrasyonu artıran ve reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıran adımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Bugün ülkenin çok güçlü bankacılık sistemine sahip olduğunu dile getiren Yılmaz, "2026 mart itibarıyla sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,5 ile yüzde 8 olan yasal asgari oranın 2 katından fazla. Tahsili gecikmiş alacak 2,6 ile oldukça yönetilebilir düşük seviyede. Dolayısıyla güçlü bankacılık sistemimiz var. Bankacılık sektörü aktiflerinin milli gelire oranı 2026 yılı mart ayında, 2002 yıl sonuna göre göre 20 puanlık artışla yüzde 79 seviyesine yükselmiş durumda." dedi.

Yılmaz, bankacılık sektörünün önemli bir büyüme potansiyeli olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Finansal sistemimizdeki gelişme, katılım finans alanında da karşılık bulmaktadır. Katılım bankacılığı aktif büyüklüğü 4,7 trilyon liranın üzerine çıkarken, sektör payı yüzde 9,5 seviyesine gelmiş durumda. Diğer taraftan Türkiye yalnızca güçlü bankacılık sistemiyle değil, giderek tabana yayılan ve ürün çeşitliliği artan sermaye piyasalarıyla da ön plana çıkmaktadır. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre bakiyeli yatırımcı sayısı 10,6 milyon, pay senedi yatırımcı sayısı ise 6,6 milyonun üzerine çıkmış durumda. Bugün 863 adet aktif fintek şirketi, yaygın kuluçka ve hızlandırıcı altyapılarıyla güçlü bir şekilde gelişiyor. Bu yıl sonunda COP31 var, Türkiye'de gerçekleşiyor. COP31'e de ben reel ve finans sektörünü davet etmek istiyorum."

"HEDEFİMİZ BELLİDİR, TÜRKİYE'Yİ DAHA ÜST LİGLERE ÇIKARMAKTIR"

Finans dünyasında yaşanan dönüşümün finans merkezleri arasındaki rekabeti de hızlandırdığını belirten Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ile Türkiye’nin uluslararası sermaye piyasalarıyla entegrasyonunu güçlendirmeyi, finansal hizmet ihracatını artırmayı ve İstanbul’u büyük ölçekte güçlü bir finans merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Yılmaz, İFM aracılığıyla katılım finans kuruluşlarının uluslararası işbirliklerini artırmanın, yurt dışı sermaye ve likiditeye erişimlerini kolaylaştırmanın ve yeni pazarlara açılmalarını sağlamanın temel öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde Türk devletleri, Körfez ülkeleri, Güneydoğu Asya ve Afrika bölgelerindeki potansiyel paydaşlarla işbirliklerini geliştirmeye yönelik stratejik çalışmalar yürütüldüğüne değinen Yılmaz, katılım finansın yapısal sorunlarına çözümler üretmek, sistemdeki payını artırmak ve İFM'yi küresel bir katılım finans merkezi yapmak amacıyla Yatırım ve Finans Ofisi uhdesinde yeni bir strateji belgesi hazırlandığını anlattı.

Yılmaz, konuşmasında şunları ifade etti:

"Ayrıca, İFM'de faaliyet gösteren şirketlere yönelik transit ticaret ve hizmet ihracatında kurumlar vergisi matrah indirimi teşvikine ek olarak finansal faaliyet harcı muafiyeti, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV), damga vergisi ve harç istisnaları ile nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajları 2047 yılına kadar uzatılacaktır. Türkiye’nin yatırım ve finans vizyonunu güçlendiren, makroekonomik istikrar programımızla, üretimi ve ihracatı destekleyen sanayi politikalarımızla, sermaye piyasasını derinleştiren adımlarımızla, katılım finans ve fintek alanındaki yeni açılımlarımızla hedeflerimize yürümeye devam ediyoruz. Hedefimiz bellidir, Türkiye'yi daha üst liglere çıkarmaktır."

Programda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından Yılmaz'a "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" kitabı takdim edildi.


Etiketler

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.049 TL        
BORSA
1.003 TL        
DOLAR
999 TL        
EURO
996 TL        
ALTIN
 
bigpara

Copyright © 2026 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.