Enerji sektöründe yeni güvenli liman Türkiye

04.05.2026 - 11:25 | Son Güncelleme :
Enerji sektöründe yeni güvenli liman Türkiye | Genel Haberler

Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatılması, küresel enerji koridorlarında akışı durma noktasına getirirken Türkiye, sahip olduğu kara ve deniz bağlantılarıyla krizden kurtuluşun en stratejik rotası olarak öne çıkıyor.

ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilimin ardından Hürmüz Boğazı'nın fiilen gemi trafiğine kapatılması, küresel enerji piyasalarında "alternatif rota" arayışını zorunluluk haline getirdi.

Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve dünya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği bu kritik su yolunun devre dışı kalması, dikkatleri Türkiye'nin stratejik konumuna çevirdi.

Haberin Devamı

Dünya Enerji Konseyi (DEK) Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ertürk, Antalya'da düzenlenen "Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi"'nde AA muhabirine küresel enerji güvenliğinde yaşanan son gelişmeleri ve Türkiye'nin stratejik konumunu değerlendirdi.

Ertürk, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin deniz rotalarındaki kırılganlığı ispatladığını belirterek, Türkiye'nin sahip olduğu altyapı ve boru hattı ağlarıyla artık alternatif değil küresel enerji mimarisi için "önemli bir güvenli liman" haline geldiğini vurguladı.

Türkiye'nin ham petrol, doğal gaz ve elektrik alanlarında bölge ve Körfez ülkeleriyle uzun süredir yürüttüğü altyapı çalışmalarının olduğunu hatırlatan Ertürk, "Bu kriz bize gösterdi ki bu konu, çok hızlı adım atılması gereken bir noktaya evrilmiştir. Hürmüz Boğazı problemi kısa sürede çözülebilir ancak dünyada bu tür sıcak savaşlar, ticaret savaşları ve bölgesel çatışmalar devam etmeye namzet gözüküyor." değerlendirmesinde bulundu.

Ertürk, Türkiye'nin enerji arz güvenliğindeki rolünün sadece köprü olmaktan öteye geçtiğini belirterek, "20 küsur yıldır Türkiye'nin doğusundaki enerji kaynakları ile batısındaki enerjiye muhtaç Avrupa arasında bir köprü olup olmadığını tartışıyoruz. Türkiye, sadece bir köprü değil bu enerjinin aynı zamanda fiyatının belirlendiği bir merkeze dönüşme arayışındaydı ve bu süreç son dönemde çok hızlandı. Türkiye’nin bu rolünün, hem kaynak zengini Doğu hem de önemli enerji tüketicisi Batı için ne kadar kritik olduğu bugün daha net ortaya çıkmıştır." diye konuştu. 

Haberin Devamı

"BASRA PETROLÜ KERKÜK-YUMURTALIK HATTINA ENTEGRE EDİLEBİLİR"

Türkiye'nin boru hatlarıyla ham petrol sevkiyatında üstlenebileceği role ilişkin de Ertürk, şunları söyledi:

"Türkiye, burada gerçekten boru hatlarıyla ham petrolün, Irak petrolünün, Körfez ülkelerinin petrolünün dünyaya sunulmasında kilit rol oynayabilir. Basra'dan gelecek ham petrolün halihazırda var olan Kerkük-Yumurtalık boru hattına entegre edilmesi, çok daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilir ama diğer Körfez ülkelerinin kaynaklarının da Türkiye üzerinden dünyaya sunulduğu bir model hızlıca geliştirilebilir."

Dünya enerji piyasasındaki sevkiyat risklerine değinen Ertürk, Katar-Türkiye hattına ilişkin, "Aynı zamanda işte bugün dünya LNG pazarının da yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve Türkiye burada da bir boru hattı alternatifiyle öne çıkıyor. Uzun süredir konuşulan bir proje. Doğal gaz konusunda çok zengin Katar'dan Türkiye'ye doğru gelecek boru hattıyla bu problem de aslında büyük oranda aşılabilir diye düşünüyorum." dedi.

Enerji dönüşümünde "yeşil molekül" olarak adlandırılan hidrojenin de kritik rol üstleneceğini belirten Ertürk, Türkiye'nin bu yeni pazarda sadece geçiş noktası değil teknoloji ve üretimle önemli bir kaynak olabileceğini ifade etti.

Ertürk, hidrojenin üretim ve teknoloji maliyetlerinin halihazırda yüksek olduğunu ancak günden güne ucuzladığını dile getirerek, "Körfez ülkelerinde veya Avrupa’ya uzak diğer bölgelerde yenilenebilir hidrojen üretip Avrupa'ya taşıyabilirsiniz ancak hidrojen taşıma maliyetleri gerçekten çok yüksek. Avrupa ülkeleri tarafından yapılan çalışmalar da net bir şekilde ortaya koyuyor ki hidrojen tedarikinin Türkiye üzerinden yapılması, her açıdan daha maliyet avantajlı bir seçimdir. Türkiye, hidrojen teknolojisine dönük yatırımlarıyla bu alanda öne çıkabilir." değerlendirmesinde bulundu. 

Haberin Devamı

"TÜRKİYE, YEŞİL ENERJİDE CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELDİ"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2035 için belirlediği 120 bin megavatlık yenilenebilir enerji kapasite hedefini değerlendiren Ertürk, bu rakama kolaylıkla ulaşılacağını ve hedefin gerçekçi olduğunu belirtti.

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi'ne işaret eden Ertürk, bu süreçte çok daha büyük hedeflerin gündeme gelebileceğini vurguladı ve "Enerji Bakanımızın Kongre'de belirttiği üzere, COP31 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı'mızın ağzından Türkiye, yeni hedefini ilan edecektir. " dedi.

Ertürk, Türkiye'nin yenilenebilir enerjide 40 bin megavatı aşan kurulu gücü ve devam eden on binlerce megavatlık proje stokuyla ciddi bir yenilenebilir enerji piyasasına sahip olduğunu belirterek, gelecek 10 yılda mevcut kapasitenin üzerine 100 bin megavatın rahatlıkla eklenebileceğini söyledi.

Türkiye'nin elektrik şebekesinin Avrupa ile entegre çalıştığına dikkati çeken Ertürk, "Üretilecek bu yeşil enerjinin Avrupa'ya ihracatı da önümüzdeki yıllarda artacak. Bu da gündemimizde olan bir konu." şeklinde konuştu.

Ertürk, Türkiye'de piyasa gerçeklerini yansıtan, rekabetçi ve dinamik bir fiyat rejiminin kurulduğunu ifade ederek, bu yapının Türkiye'yi yeşil enerji noktasında ciddi cazibe merkezi haline getirdiğini söyledi.

Bu durumun uluslararası finansman akışını kolaylaştıracağını öngören Ertürk, "Bu konuda uluslararası yatırımın, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kurumlar ile birlikte özel bankaların da Türkiye’ye ilgi göstereceğini ve gösterdiği ilgiyi artıracağını düşünüyorum." dedi.

 


Etiketler

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.049 TL        
BORSA
1.003 TL        
DOLAR
999 TL        
EURO
996 TL        
ALTIN
 
bigpara

Copyright © 2026 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.