Haluk Görgün: "Savunma kapasitemiz barışın en güçlü teminatıdır"

28.03.2026 - 15:07 | Son Güncelleme :
Haluk Görgün: "Savunma kapasitemiz barışın en güçlü teminatıdır" | Genel Haberler

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, güçlü bir savunma sanayisinin barışı tehdit etmediğini, aksine barışın üzerine kurulduğu zemini güçlendirdiğini belirterek, "Savunma kapasitemiz, geçmişte, bugün ve gelecekte bu barışın teminatı olarak konumlandırılmıştır. Türk savunma sanayisi bu anlayışla, ulusal güvenliğin güçlü bir sütunu olmaya, dost ve müttefik ülkeler için güvenilir bir ortak olmaya, bölgesel ve küresel istikrara yapıcı bir katkı sunmaya devam edecektir." dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla Beşiktaş'ta bir otelde gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM), ikinci gün programlarıyla devam ediyor.

Haluk Görgün, etkinlikte yaptığı "Geleceğin Güvenlik Mimarisini Şekillendirmek: Türk Savunma Sanayisinin Rolü" başlıklı konuşmasında, bilginin artık bir savaş silahı haline geldiğini belirterek, bu nedenle savunma sanayisi ve stratejik iletişimin ayrı alanlar olmadığını, ikisinin de güvenlik mimarisinin kurucu ögeleri olduğunu söyledi.

Haberin Devamı

Bir cephe hattını ayakta tutan şeyin sadece askeri doktrin değil, endüstriyel kapasite olduğuna dikkati çeken Görgün, "İkmal zaman çizelgeleri, üretim hızları ve stok derinliği belirleyici olduğunu kanıtlamıştır. Ülkeler artık sadece platformlar konuşlandırmıyor, tüm endüstriyel ekosistemlerini sahaya sürüyorlar." diye konuştu.

"SAHAYLA SANAYİ ARASINDAKİ KESİNTİSİZ DİYALOG, TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ BAŞARISININ TEMEL UNSURLARINDAN BİRİ"

Görgün, savunma sanayisinin, savaşın sadece bir bileşeni olmadığını belirterek, bir ulusun savaşma ve dayanma kapasitesinin ölçüsü olduğunu dile getirdi.

Son yıllardaki çatışmaların savaş kavramının ne denli köklü bir dönüşüm geçirdiğini de açıkça ortaya koyduğunu anlatan Görgün, şunları kaydetti:

"İnsansız sistemler, muharebe sahasının sınırlarını yeniden çizdi. Karadan denize, hava sahasından bilgi alanına kadar, küçük, hızlı ve maliyet etkin platformlar, geleneksel ağır kuvvetlerin üstünlüğüne meydan okumuş ve dünyadaki tüm büyük orduları doktrinlerini yeniden düşünmeye zorlamıştır. Bu noktada, Türkiye'nin İHA ve SİHA platformları yalnızca ihracat başarısı elde etmekle kalmamış, modern muharebe kavramının yeniden şekillendirilmesinde öncü bir rol oynamıştır."

Haberin Devamı

Görgün, yapay zekanın durumsal farkındalığı artırdığını, karar döngülerini hızlandırdığını ve lojistik zincirlerini optimize ettiğini belirterek, yazılımın artık donanımla eşit ağırlığa sahip stratejik bir değişken haline geldiğini ifade etti.

Günümüz savunma sanayisi mimarisinin bizzat savaş alanında şekillendiğine işaret eden Görgün, "Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısının arkasındaki en temel unsurlardan biri, sahayla sanayi arasındaki yakın ve kesintisiz diyalogdur. Bu da gerçek anlamda çevik yaklaşımı ifade etmektedir. Hepimiz görüyoruz ki, hızlı uyum sağlayanlar ayakta kalır. Uyum sağlamakta yavaş kalanlar ise yalnızca rekabette geri düşmekle kalmaz, stratejik olarak savunmasız hale gelir." dedi.

"TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ DÖNÜŞÜMÜ NİCELİKSEL BİR GENİŞLEMENİN ÇOK ÖTESİNDE"

Haluk Görgün, "Savunma sanayisinde dayanıklılık, üretim yöntemleri, tedarikçi ağları, stratejik stoklar, finansman desteği ve iş gücü gelişimi gibi alanlarda eş zamanlı olarak inşa edilen katmanlı bir kapasite gerektirir. Türkiye'nin uzun vadeli strateji olarak inşa ettiği model tam olarak budur." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümünün niceliksel bir genişlemenin çok ötesinde niteliksel ve yapısal bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:

"20. yüzyılın son çeyreğinde yerlilik oranımız yüzde 20'nin altındaydı. Bugün ise bu oran yüzde 80'in üzerinde. Bu yalnızca rakamlardaki bir değişim değil, stratejik bağımlılıktan stratejik bağımsızlığa uzanan bir dönüşüm hikayesi. Bugün Türkiye’nin savunma ve havacılık ekosistemi, 4 binden fazla şirketi, 100 binin üzerinde doğrudan istihdamı, 20 milyar doları aşan cirosu ve sadece 2025 yılında 185 ülkeye 10 milyar doları aşan ihracatı kapsamaktadır. Bunlar, ulusal bir yetenek mimarisinin, özgün tasarım kapasitesinin ve sürdürülebilir bir endüstriyel yetkinlik derinliğinin somut yansımalarıdır. Bu dönüşümün mümkün hale gelmesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, yönlendirmesi ve sarsılmaz desteğinin belirleyici rolünü saygıyla ifade etmek isterim."

Haberin Devamı

Görgün, son raporların Türkiye'yi gelişen küresel savunma güç haritasında "yükselen çevik bir aktör" olarak nitelendirdiğini belirterek, "Bu raporlar Türkiye'yi muharebe sahasında kendini kanıtlamış sistemlere, esnek bir üretim modeline ve savunma kabiliyetini tekil bir platformdan ziyade bir 'operasyonel paket' olarak sunabilme kapasitesine sahip bir ülke olarak tanımlamaktadır." diye konuştu.

2035 yılına gelindiğinde, savunma sanayi gücünün en çok harcama yapan tarafından değil, en hızlı üretim yapan, en derin tedarik zincirlerini kuran, savaş alanı derslerini en hızlı şekilde ürünlere dönüştüren ve ittifak ağlarını endüstriyel güce dönüştürebilenlerin belirleyeceğini anlatan Görgün, Türkiye'nin tam da bu doğrultuda ilerlediğini söyledi.

"TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ, BÖLGESEL VE KÜRESEL İSTİKRARA YAPICI BİR KATKI SUNMAYA DEVAM EDECEK"

Görgün, karar alma hızının, AR-GE ve geleceğe yatırımın, tedarik zinciri derinliğinin ve insan sermayesinin, hızla gelişen operasyonel ortama uyumu mümkün kılan mekanizmalar olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin savunma dönüşümünün merkezinde Milli Teknoloji Hamlesi'nin yer aldığını aktaran Görgün, "Yapay zeka, siber güvenlik, uzay sistemleri, ileri malzemeler ve yazılım yoğun platformlar bu hamlenin odak alanlarını oluşturmaktadır. Biz sadece ekipman üretmiyoruz, geleceğin kavramlarını ve altyapısını inşa ediyoruz. Bu hamleyi ilerleten en güçlü yakıt insan kaynağımız." değerlendirmesinde bulundu.

Görgün, teknolojik derinliğin yanı sıra stratejik rekabet çağını tanımlayan küresel tedarik zinciri kırılganlıklarının da farkında olduklarını belirterek, şunları söyledi:

"En kritik temel faktörlerden biri, nadir toprak elementlerine olan artan bağımlılıktır. Gelişmiş savunma sistemleri için vazgeçilmez olan bu malzemeler, dünya çapında çok sınırlı sayıda ülkeden temin edilmektedir. Türkiye, bu ülkeler arasında yer aldığı için şanslıdır. Nadir toprak elementlerinden bazıları (praseodimyum, neodimyum, samaryum, terbiyum ve disprosyum) savunma sanayisi açısından özel bir öneme sahiptir. Türkiye, bu malzemelerdeki yerli kapasitesini geliştirmek için gerekli çalışmaları aktif olarak sürdürmektedir."

Türkiye'nin savunma sanayisi işbirliği anlayışının platform satışlarının çok ötesine uzanan uzun vadeli bir kapasite geliştirme modeline dayandığını aktaran Görgün, bu işbirliği modelinin, karşılıklı fayda, uzun vadeli değer yaratma ve stratejik güven oluşturmayı mümkün kıldığını söyledi.

Görgün, güçlü bir savunma sanayisinin barışı tehdit etmediğini, aksine barışın üzerine kurulduğu zemini güçlendirdiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye, bölgesel ve küresel barışı en öncelikli hedefi olarak görmektedir. Savunma kapasitemiz, geçmişte, bugün ve gelecekte bu barışın teminatı olarak konumlandırılmıştır. Türk savunma sanayisi bu anlayışla, ulusal güvenliğin güçlü bir sütunu olmaya, dost ve müttefik ülkeler için güvenilir bir ortak olmaya, bölgesel ve küresel istikrara yapıcı bir katkı sunmaya devam edecektir."


Etiketler

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.028 TL        
BORSA
1.001 TL        
DOLAR
1.007 TL        
EURO
997 TL        
ALTIN
 
bigpara

Copyright © 2026 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.