Türkiye elektrikli otomobilde vites yükseltti! İşte son rakamlar...
Sonraki Haber ›
TSK’nın yeni gözdesi LEVENT hazır! İlk hedefini vurdu
Türkiye bunu üretebilen sayılı ülkeler arasına girdi! ‘MURAD’ ile F16 ve KIZILELMA artık görünmez
ASELSAN tarafından üretilen MURAD 100-A AESA radarı Bayraktar tarafından üretilen AKINCI ve KIZILELMA SİHA'larından sonra Türk Hava Kuvvetlerine ait bir F16 Block-30 savaş uçağında da denendi. Böylece Türkiye AESA radarı üretebilen sayılı ülkeler arasına girdi.
MURAD radarı ile KIZILELMA ve F16'ların tespiti oldukça zorlaşacak. Bu radar ile F16'lar 4.5'uncu nesil savaş uçakları haline gelmiş oldu. Uçakların görüş menzili oldukça artarken radar kesit izleri önemli ölçüde azaldı. Daha önce hedefi 20 km öteden tespit edebilen F16'ların 200-300 km ötedeki hedefleri de tespit edebilecek. Bunun yanında MURAD AESA radarı ile hem F16'lar hem de KIZILELMA aynı anda birçok hedefi tespit edip takibini yapabilecek. MURAD ile daha yüksek çözünürlük elde edilecek ve yer görevlerinde hedeflerin haritalandırması çok daha iyi yapılabilecek. Bu radar Türk Hava Kuvvetlerine hava hava ve hava yer görevlerinde büyük üstünlük kazandıracak.
Peki nedir bu AESA radarı? Öncelikle geleneksel uçak radarları nasıl çalışıyor ona bakalım. Savaş uçaklarının burunlarına yerleştirilen geleneksel radarlar, tek bir antenden yaydıkları sinyallerin radar menzilindeki bir nesneye çarpıp yansıması ile o nesnenin boyutunu, hızını ve karakterini tespit edebilir. Ancak radarlar düşman unsurunu tespit edebilmek için oldukça fazla enerji dalgaları yayar. Radarların yaydığı bu dalgalar da düşman unsurları tarafından açıkça görülebilir. Kısaca radarı açık bir savaş uçağı, karanlıkta ön farını açıp yaklaşmakta olan bir bisiklet gibi kolayca tespit edilebilir.
İlk kez 1961 yılında ABD'de geliştirilen AESA radarları günümüz orduları için vazgeçilmez bir araç haline geldi. Aktif Elektronik Taramalı Dizi Radarı anlamına gelen AESA radarları havada ve yerde çoklu hedef takibi, SAR görüntüleme, hareketli kara ve hava hedeflerinin tespiti, yüksek hassasiyetli menzil ölçümü ve gelişmiş haritalama yeteneklerine dikkat çekiyor. Bu radarlar geleneksel radarlara göre çok daha uzun menzili ve çok daha geniş alanı tarayabiliyor.
AESA RADARININ AVANTAJLARI
Diğer radarların aksine AESA radarları farklı frekanslardaki sinyallerin yüzlerce verici tarafından belirli aralıklarla farklı yönlere gönderilmesi ile çalışıyor. Farklı frekans ve dalga boyundaki bu sinyaller AESA radarlarının takılı olduğu olduğu araca büyük bir gizlilik sağlıyor. Günümüzde 4.5'uncu ve 5'inci nesil savaş uçaklarında AESA radarları kullanılıyor. AESA radarları özellikle 5. nesil uçaklara dış kaplama ve aviyoniklerle beraber görünmezlik özelliği kazandıran unsurlardan biri. Bu çalışma prensibi sayesinde AESA radarlarına elektronik karıştırma uygulamak da oldukça zor.
Bunun yanında tek anten yerine yüzlerce antenle sinyallerin yollanması ile AESA radarları birden fazla aracın tespit ve takibini yapabiliyor. Bu işlemler sırasında diğer radar görevlerini de yerine getirebiliyor. Bu yüzden geleceğin savaş konseptinde AESA radarları önemli bir yer tutuyor.
AESA radarlarının geleneksel radarlara oranla devre dışı kalma riski de düşük. Bu radarlarda bulunan yüzlerce modülden birinin bozulması halinde diğer modüller devreye girerek radarın görevini eksiksiz yerine getirmesini sağlıyor. Bu küçük modüller ayrıca daha yüksek çözürnürlük ve hassasiyet sağlıyor. Ayrıca geleneksel radarlara göre daha uzun menzile sahip AESA radarları daha kısa sürede hedefi algılayabiliyor. Hava hedeflerinin yanında birçok kara hedefi aynı anda tespit edilip haritalandırılabiliyor.
TÜRK ORDUSUNDA AESA DÖNEMİ
Türk Donanması daha önce savaş gemilerine entegre edilen ASELSAN üretimi ÇAFRAD ile AESA teknolojisi ile tanışmıştı. Türk Hava Kuvvetleri de ASELSAN üretimi Murad AESA radarı ile bu teknolojiye sahip oluyor. Önce Bayraktar üretimi Akıncı TİHA'da denenen MURAD radarı geçtiğimiz günlerde yerli ve milli insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma ve Özgür-2 projesi ile modernize edilen Block-30 modeli bir F16'da da denendi. F16'dan MURAD radarı ile belirlenen hedefe yerli ve milli hava hava füzeleri GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN atışları yapıldı. MURAD ile tespit edilen hedef başarı ile vuruldu.
Özgür2 modernizasyonu ile Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan 30'dan fazla F16 block-70 seviyesine çıkarılmıştı. ASELSAN Murad radarının eklenmesi ile bu F16'lar 4.5'uncu nesil savaş uçakları haline gelmiş oldu. Uçakların görüş menzili oldukça artarken radar kesit izleri önemli ölçüde azaldı. Daha önce hedefi 20 km öteden tespit edebilen F16'ların 200-300 km ötedeki hedefleri de tespit edebileceği ifade ediliyor. Bu durum da Murad takılan F16'lara görüş ötesi füze ateşleyebilme yeteneği kazandırıyor. Murad, hava hava görevleri yanında hava yer görevlerinde de F16'lara büyük bir stratejik üstünlük sağlıyor.
TÜRKİYE SAYILI ÜLKELER ARASINDA
Türkiye kendi AESA radarını üreterek ABD, Fransa, İngiltere, Çin ve Japonya gibi ülkeler arasına girdi. ABD'nin F35, F22 gibi 5.'inci nesil uçaklarının yanında F18 ile F15'in yeni modelleri ile F16 Viper'da APG serisi AESA radarları kullanılıyor. İngiltere, Almanya, İtalya ve İspanya üretimi Eurofighter Typhoon'larda Captor radarları, Fransız Rafale uçaklarında ise RB2 radarları bulunuyor. Japonlar da Mitsubishi F-2 uçakları için AESA radarı kullandı. ASELSAN'ın ürettiği Murad radarı ile Türkiye de AESA radarı üreten nadir ülkeler arasına girdi.
Öte yandan Murad radarı ve Türk Hava Kuvvetlerindeki F16'ların bu radar ile modernize edilmesi de dış basında yankı buldu. İsrailli haber kuruluşu Maariv, Kızılelma ve F16'lara entegre edilen Murad radarının İsrail'in elinde bulunan ABD yapımı F35'lerin AN/APG-81 radarları ile rekabet edebilecek seviyede olduğunu yazdı. Gazete mekanik hareket gerektirmeden 360 derece tarama yapabilen Murad radarının Türkiye'nin havada tam bağımsızlığı için önemli bir adım olduğunu belirtti.
HABERİN VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

