81 ilde B reçete dönemi başlıyor! Geri sayım başladı
Sonraki Haber ›
Kayyum sonrası DİTAŞ ve PET GAZ’da çarklar durmadı
İkinci elde kartlar yeniden dağıtılıyor! Şimdi alan kazanacak mı? Uzmanlardan kritik uyarı, bu modellere dikkat
İkinci el otomobil piyasasında görünen fiyatlar kafa karıştırırken, uzmanlar "İkinci elde kartlar yeniden dağıtılıyor" değerlendirmesinde bulundu. Peki piyasada gerçekten yeni bir dönem mi başlıyor? Uzmanlar, önümüzdeki süreçte talebin yoğunlaşacağı modelleri ve fiyatlara ilişkin beklentilerini anlattı.
Bir süredir otomotiv piyasasında dengeleri değiştiren gelişmeler, hem sıfır hem de ikinci el tarafında kafa karıştıran bir tablo ortaya koyuyor. Bir yanda sıfır araçlarda kampanyalar diğer yanda ikinci elde hâlâ yüksek görünen ilan rakamları…
Örneğin sıfır bir araçta 1,5-2 milyon TL görünen fiyatların, aynı modelde ikinci elde 5 yaşındaki otomobillerde bile 2,5-3 milyon TL’ye kadar çıkması ‘Piyasa şişti mi?’ sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Aslında tam da bu noktada asıl soru şu: İkinci elde görünen fiyatlar piyasanın gerçeği mi, yoksa yeni bir dönemin yansımaları? Önümüzdeki aylarda piyasada bir gevşeme bekleniyor mu? İkinci elde en çok hangi araçlar talep görüyor? Uzman isimlerle mercek altına aldık.
‘RAKAMLAR YANITMASIN FİYATLAR ARTIYOR GİBİ GÖZÜKÜYOR AMA…’
Sıfır bir araç için bayiye gidince örneğin aracın liste fiyatı 1,5-2 milyon görünüyor. Aynı marka ve benzer segmentteki araçlara ikinci el piyasasında bakınca da 5 yaşından büyük, 100 bin km civarında olan araçların bile 2,5-3 milyon TL arasında değişen fiyatları oluyor. Bunu nasıl açıklamak gerekiyor? Bu şartlarda ikinci el almak yerine sıfır araç almak daha mantıklı değil mi?
Bu soruma “Geçmiş dönemlerde bir fiyat köpüğü oluştu, bunu inkâr edemeyiz. Ancak son dönemde sıfır kilometre araçlardaki agresif kampanyalar, yüksek kredi faizleri ve Ticaret Bakanlığı’nın kararlılıkla uzattığı ‘6 ay-6 bin kilometre’ ile ilan kısıtlaması gibi regülasyonlar bu köpüğü büyük oranda aldı” cevabını veren Otomerkezi.net CEO’su Ali Karakaş, şöyle devam etti:
“Rakamlar yanıltmasın; ikinci elde fiyatlar kâğıt üzerinde artıyor gibi görünse de enflasyondan arındırdığımızda reel olarak gerilemeye devam ediyor. Yani piyasa aslında dengeleniyor, taşlar yerine oturuyor. Öte yandan Türkiye’de yedek parça bulunabilirliği, servis ağı ve ikinci el likiditesi (yani aracın hızlı nakde dönmesi) her şeyden önemli. Honda, Toyota, Opel gibi markalar bu yüzden değerli.”
‘BU DÖNEMDE İKİNCİ EL ALINMAZ DEMEK DOĞRU OLMAZ’
LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik de şu anda ikinci el piyasasında satıcının değil, nakit parası olan alıcının daha güçlü olduğu bir dönemde olunduğunu ifade ederek, “Gerçekçi fiyatlanan, kondisyonu iyi, kilometresi düşük ve geçmişi temiz araçlar yine alıcı buluyor. Ancak piyasa değerinin üzerinde kalan ilanlarda bekleme süresi uzuyor. Bu yüzden ‘bu dönemde ikinci el araç alınmaz’ demek de doğru olmaz. İhtiyaç varsa, bütçe uygunsa ve araç gerçekçi fiyatlanmışsa ikinci el araç almak hâlâ mantıklı olabilir. Burada asıl kritik nokta, ilan fiyatına değil, aracın gerçekten satılabilir piyasa değerine bakmak” ifadelerini kullandı.
İKİNCİ ELDE KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR DİYEBİLİR MİYİZ?
“Evet, dağıtılıyor diyebiliriz. Artık ‘ne alırsam alayım ertesi gün kârla satarım” dönemi bitti; gerçek binici ve doğru fiyatlama dönemi başladı” diyen Ali Karakaş, “Günümüz şartlarında, paranızı yüksek faizde tutmak bir alternatif gibi görünse de ihtiyacı olan ve doğru fiyatlanmış, temiz bir ikinci el araç bulan biri için alım yapmak her zaman mantıklı. Unutmayalım ki otomobil bu ülkede hâlâ hem ihtiyaç hem de değerini koruyan bir varlık” ifadelerini kullandı.
Selçuk Nazik de “İkinci elde kartlar yeniden dağıtılıyor diyebiliriz” dedi ve ekledi:
“Ancak bu yeniden dağılım bir fiyat köpüğünün patlamasından çok, piyasanın daha rasyonel ve alıcı lehine bir dengeye doğru ilerlemesi şeklinde okunmalı. Piyasanın sağlıklı işlemesi için de fiyatların bir an önce gerçekçi seviyelere oturması gerekiyor.”
EYLÜL AYINDA FİYATLAR UÇACAK MI?
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada ikinci el araç piyasasına dair bazı paylaşımlar dikkatimi çekti. Kendini galerici olarak tanıtan bir kullanıcı, piyasadaki durgunluk dönemlerinden sonra fiyatların genellikle hızlı ve yukarı yönlü bir hareket sergilediğini, şu anda ise satışların yavaşlaması nedeniyle ‘cepten yediklerini’ ve zarar ettiklerini ifade ediyordu.
Hatta mevcut durumda 1 milyon TL civarında olan bir aracın satılmakta zorlandığını, ancak birkaç ay sonra (örneğin eylül ayında) aynı aracın 1 milyon 200 bin TL’ye bile bulunamayacağını iddia ediyordu.
Bu değerlendirme hakkında ne düşünüyorsunuz? Gerçekten ikinci el otomobil piyasasında durgunluk dönemlerinin ardından fiyatlar yeniden hızlı bir yükseliş eğilimine girer mi?
Bunun aslında pazarın ‘psikolojik’ geçmişine dayandığını söyleyen Ali Karakaş, “Ancak bugünkü makroekonomik gerçekleri tam karşılamıyor. Evet, geleneksel olarak otomotiv pazarında uzun süren durgunlukların ardından ertelenmiş bir talep patlaması yaşanır ve bu da fiyatları yukarı fırlatır. Ama şu anki durgunluğun sebebi keyfi bir bekleme değil, tamamen ‘finansmana erişim’ bariyeridir. Taşıt kredisi faizleri bu seviyedeyken ya da nakit mevduatta bu kadar yüksek getiri varken, piyasanın kendi kendine eylülde birden sert bir ralli yapmasını beklemek aşırı iyimser bir yaklaşım olur” dedi ve ekledi:
“Cepten yiyoruz, eylülde acısını çıkarırız mantığı yerine, bugünün doğrusu stok maliyetini iyi yönetmektir. Finansman maliyetinin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda malı aylarca elde tutmak satıcıya daha büyük zarar yazar. Fiyatların yeniden sert ve hızlı yukarı dönmesi, ancak ve ancak faiz oranlarının makul seviyelere inmesi ve krediye ulaşımın rahatlamasıyla mümkün olur. O güne kadar piyasa daha yatay ve reel bazda temkinli seyredecek.”
‘SERT BİR YÜKSELİŞ BEKLEMEMEK GEREKİR’
“Mevcut faiz politikası devam eder, krediye erişim sınırlı kalır ve kurda kontrollü seyir sürerse ikinci el otomobil fiyatlarında sert bir yükseliş beklememek gerekir” diyen Selçuk Nazik, “Ancak ekonomi politikasında değişim, kredi koşullarında rahatlama veya döviz kurunda beklenti dışı bir hareket yaşanırsa, özellikle talebi güçlü ve temiz araçlarda fiyat artışı daha belirgin hale gelebilir” dedi.
‘BU MODEL ARAÇLAR DOĞRU FİYAT YAZILINCA SAATLER İÇİNDE SATILIYOR’
“Bugün ikinci el piyasasında ilana çıktığı an en hızlı alıcı bulan ve değerini en iyi koruyan araçlar, tabiri caizse ‘halk paket’ dediğimiz, Türk tüketicisinin genetiğine işlemiş modeller” diyen Ali Karakaş, şu bilgilerin altını çizdi:
“Fiat Egea, Renault Megane ve Clio, Volkswagen Golf ve Passat, Toyota Corolla gibi modeller bu listenin demirbaşlarıdır. Bunun da üç temel sebebi var. Birincisi yüksek likidite. Bu araçlar piyasada adeta nakit para gibidir. Doğru fiyatı yazdığınızda günler, hatta saatler içinde satabilirsiniz. İkincisi ise bakım ve yedek parça kolaylığı. Türkiye’nin 81 ilinde her ustanın dilinden anladığı, yedek parçası bakkalda bile bulunabilen, işletme maliyeti düşük araçlar. Üçüncüsü segment gücü. B ve C segmentindeki sedan ile hatchback araçlar hem kurumsal şirketlerin filo çıkışlarında hem de çekirdek ailelerin ilk tercihlerinde her zaman ilk sırayı korur.”
C SEGMENTİ NEDEN HÂLÂ EN GÜVENLİ LİMAN?
Bugün araç almayı düşünen biri hem talep dinamiklerini hem de olası fiyat hareketlerini göz önünde bulundurarak hangi segmentlere veya modellere yönelmeli?
Ali Karakaş, “Macera aramaya gerek yok. Hem talep dinamiklerini korumak hem de zarar etmemek adına C segmenti SUV’lar (Nissan Qashqai, Peugeot 3008 gibi) veya yine C segmenti köklü sedan/hatchback modellerine yönelmeliler. Ayrıca elektrikli araç pazarının büyümesi ve şarj altyapısının yaygınlaşmasıyla birlikte, temiz ve batarya ekspertizi düzgün yapılmış ikinci el elektrikli araçlar (özellikle Togg T10X gibi yerli ve güçlü alternatifler) bütçesi elverenler için önümüzdeki dönemin en mantıklı ve değerini koruyacak fırsat kapılarından biri olacak” dedi.
İKİNCİ ELDE CAZİP BİR SEGMENT VAR
Selçuk Nazik de elektrikli araçlara dikkat çekerek şu yorumlarda bulundu:
-- Elektrikli araçlarda ikinci el değer kaybının da zamanla daha dengeli bir noktaya oturmaya başladığını görüyoruz. Ancak burada tüketicinin özellikle batarya garantisi, servis ağı, yazılım desteği, şarj alışkanlığı ve kullanım profiline dikkat etmesi gerekiyor. Şehir içi ağırlıklı kullanımda elektrikli araçlar önemli avantaj sağlayabilir; fakat ikinci elde marka güvenilirliği, garanti koşulları ve batarya sağlığı mutlaka kontrol edilmeli.
-- Bir diğer cazip alan ise camlı van olarak tanımlayabileceğimiz hafif ticari araçlar. Son dönemde bazı markalarda yapılan agresif kampanyalar nedeniyle bu araçların ikinci el fiyatları da daha makul seviyelere geldi. Geniş aileler açısından yüksek tavan, geniş bagaj hacmi, ferah iç mekân ve artık binek otomobillere yaklaşan konfor seviyesi bu araçları güçlü bir alternatif haline getiriyor. Ayrıca ticari araç statüsünde olmaları nedeniyle bazı kullanım senaryolarında vergi avantajları da sağlayabiliyorlar. Ancak burada da aracın kullanım amacı, vergi yükümlülükleri, sigorta maliyeti ve muayene şartları birlikte değerlendirilmeli.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


