‘Aksaray yatırımlar almayı sürdürecek’
Sonraki Haber ›
Volkswagen, Bosch ile otonom sürüş ortaklığını sonlandırma kararı aldı
Otomotiv devi ZF’nin yöneticisi Fabian Schlegel Hürriyet’e konuştu: ‘Türkiye’ye inanmaya devam ediyoruz’
Alman otomotiv devi ZF’nin Ticari Araç Çözümleri EMEA Başkanı Fabian Schlegel, Türkiye’de rekabetçilik baskısının arttığını ancak ülkeye bağlılıklarının sürdüğünü söyledi. Sakarya’daki fren körüğü tesisinin ardından gündemde olan kompresör yatırımını yeniden değerlendirdiklerini belirten Schlegel, “Türkiye’ye olan bağlılığımızı azaltmak yönünde herhangi bir karar almadık. Türkiye’ye inanmaya devam ediyoruz” dedi.
OTOMOTİVDEKİ dönüşüm sancısı yalnızca ana sanayiyi değil tedarik sanayisini ve Avrupa’nın bu alanda en güçlü ülkelerinden Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Özellikle elektrikli araç pazarının birçok ülkede beklenenden yavaş büyümesi fabrikalarda kapasite fazlası yaratırken maliyet baskısını artırıyor. Bu tablo domino etkisi yaratarak yeniden yapılanmaları ve küçülme kararlarını beraberinde getiriyor. Şirketler artık bir yandan teknolojiyi yakalamak, diğer yandan da kârlılığı ve istihdamı koruyacak yeni bir yol bulmak zorundalar.
ROTA AYNI HIZ FARKLI
Geçtiğimiz günlerde dünyanın en büyük otomotiv tedarik sanayi şirketlerinden ZF’nin davetlisi olarak Almanya’da katıldığımız CV Tech Day 2026’da verilen mesajlar ve tanıtılan teknolojiler, ticari araçlar başta olmak üzere sektörün bu zorlu dönüşüme nasıl hazırlandığına dair önemli ipuçları verdi. Buna göre, sektör geleceğin ticari aracının elektrikli, bağlantılı ve yazılım odaklı olacağı konusunda hemfikir. Ancak bu dönüşüm her pazarda aynı hızda ilerlemeyecek. Hedef ortak olsa da yola çıkış hızı ve kullanılan teknolojiler bölgelere göre değişecek.
EN BÜYÜK HATA: KENDİMİZ YAPALIM
Etkinlikte konuştuğumuz ZF’nin Ticari Araç Çözümleri Bölümü (CVS) Kıdemli Başkan Yardımcısı ve EMEA Bölgesi Başkanı Fabian Schlegel’in, “Sektörün yaptığı hatalardan biri, çok fazla üreticinin elektrifikasyonu kendi başına geliştirebileceğini düşünmesiydi. Yani ‘kendimiz yapalım’ stratejisi izlediler. Elektrifikasyon beklenenden çok daha yavaş ilerleyince herkes büyük yatırımların, amortisman yüklerinin altında kaldı ve para kazanamaz hale geldi” sözleri ise durumu net bir şekilde özetliyor.
TİCARİ ARACA ÖZEL FORMÜL
Schlegel, ticari araç tarafında ZF’nin müşterilerini her şeyi baştan geliştirmek yerine daha ölçeklenebilir bir teknoloji yapısına yönlendirmeye çalıştığını belirterek, “Temelde aynı elektrik motorunu farklı güç sınıflarında, farklı gövdelerde ve küresel uygulamalar için gereken farklı yapılandırmalarda kullanmak istiyoruz. Bu sayede aynı içerikle birçok müşteriye hizmet verebiliyor, toplam sahip olma maliyeti ve ölçek etkisi açısından avantaj yaratabiliyoruz. Bunda başarılı olursak, boşa giden yatırım konusu ticari araçlar tarafında binek araçlara göre daha az sorun olur” dedi.
‘YATIRIMI YENİDEN DEĞERLENDİRİYORUZ’
Fabian Schlegel ile ZF’nin 2023 yılında 40 milyon Euro yatırımla Sakarya’da hayata geçirilen fren körüğü tesisini ve olası kompresör yatırımını da konuştuk. Açılıştan bu yana fabrikadaki birçok süreci tamamladıklarını belirten Schlegel, “Kompresör hattına yönelik yatırım şu anda yeniden değerlendiriliyor. Çünkü ulaşmamız gereken bir rekabetçilik seviyesi var. Açıkça söylemek gerekirse şu anda Türkiye’de iş yaparken karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri de bu rekabetçilik konusu. Enflasyon ve diğer etkiler nedeniyle bu durum işleri zorlaştırıyor. Ancak Türkiye’ye olan bağlılığımızı azaltmak yönünde herhangi bir karar almadık. Türkiye’ye inanmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
2025 yılında 38 milyar Euro ciro açıklayan otomotiv devi ZF, bu yılı da benzer seviyede kapatmayı hedefliyor. İşlerinin ağırlığını binek araçlar oluştursa da şirketin ticari araç çözümleri bölümü, yaklaşık 8 milyar Euro’luk yıllık cirosuyla toplam gelirlerin yüzde 20’sini oluşturuyor.
DİZEL HİBRİT KAMYON DÖNEMİ
ZF, CV Tech Day 2026’da ticari araçlar için dört ana teknoloji alanı gösterdi. Bunlar; kamyon ve treylerde kör noktaları azaltan 360 derece güvenlik sistemleri, emisyonu düşürmeye yönelik hibrit ve elektrikli çözümler, yükleme ve manevra süreçlerini kolaylaştıran bağlantılı yazılımlar ve şehir içi otobüslerde güvenlik ile konforu artıran yeni nesil destek sistemleriydi. Kamyonlar için tanıtılan TraXon 2 Hybrid şanzımanın ise uzun mesafeli taşımacılıkta CO2 emisyonlarını yüzde 47’ye kadar azaltabileceği belirtildi. ZF, emisyon baskıları nedeniyle kamyonlarda dizel hibrit çözümlerin önemli bir geçiş teknolojisi olacağını belirterek bu alana önemli yatırımlar yaptıklarını da açıkladı. Fabian Schlegel de Türk müşterilerle hibrit şanzımanlar konusunda görüşmeler yaptıklarını belirtti. Schlegel detay vermedi ancak sektör kulislerinde Ford Otosan’ın dizel hibrit kamyon teknolojileri üzerinde çalıştığı bir süredir konuşuluyor.
‘ÇİNLİLER GİBİ CESUR OLMALIYIZ’
ÇİNLİ üreticilerin neden olduğu baskının sektörü daha ileri gitmeye zorladığını belirten Fabian Schlegel, “Geliştirme süreçleri ve ürün devreye alma süreçlerindeki hızlarını bizim de öğrenmemiz gerekiyor. Tedarikçi ile OEM arasındaki tüm ekosistemin; Batı ülkelerinde ya da Türkiye’de, bu yeni çalışma biçimine uyum sağlaması gerekiyor. Çok önemli bir nokta daha var. Bunu önce binek araçlarda, sonra ticari araçlarda da gördük. Çin artık çoğu zaman inovasyonları ilk uygulayan ülke konumunda. İnovasyondan korkmuyorlar, tam tersine inovasyonların pazara gelmesini görmek istiyorlar. Sürecin daha erken aşamalarında bazı şeyleri denemeye cesaret etmeliyiz. Böylece daha iyi bir deneyi ve daha iyi bir toplam sahip olma maliyeti sağlayabiliriz” diye konuştu.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


