Artan yakıt fiyatları ile küresel araç paylaşım uygulamalarına talep patladı
Sonraki Haber ›
HIZIR göreve hazır! Teslimatlar tamamlandı
Laboratuvarda yetiştirilen beyin hücreleri “Doom” oynadı! Biyolojik bilgisayarlar geliyor!
Avustralyalı araştırmacılar, laboratuvarda yetiştirilen beyin hücrelerini silikon bir bilgisayar çipi üzerinde eğiterek 90'lı yılların ünlü bilgisayar oyunu "Doom"u oynamalarını sağladı.
Avustralyalı bilim insanları, biyoteknoloji alanında dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. Laboratuvar ortamında yetiştirilen insan beyin hücreleri, bir silikon bilgisayar çipi üzerinde eğitilerek 1990’ların efsanevi video oyunu “Doom”u oynayacak seviyeye getirildi. Araştırmayı yürüten Cortical Labs uzmanları, ortaya çıkan sonuçların nöronların potansiyelinin henüz başlangıcını temsil ettiğini vurguluyor.
“BİYOLOJİK BİLGİSAYAR” KONSEPTİ
AFP haberine göre araştırma kapsamında geliştirilen ve “biyolojik bilgisayar” olarak tanımlanan her bir sistem, kan bağışlarından elde edilen kök hücrelerden üretilmiş yaklaşık 200 bin canlı insan beyin hücresinden oluşuyor. Bu hücreler, CL1 adı verilen özel bir silikon çip üzerine yerleştirilerek elektronik sistemle entegre ediliyor.
Başlangıçta basit bir refleks oyunu olan “Pong” üzerinde eğitilen nöronlar, daha sonra daha karmaşık öğrenme gerektiren “Doom”a geçti. Cortical Labs kıdemli uygulama bilimcisi Alon Loeffler, nöronların ilk aşamada “video oyunlarına tamamen yabancı bir acemi gibi davrandığını” belirtti.
İLK AŞAMADA KAOTİK DAVRANIŞ
Üç boyutlu bir oyun olan Doom, oyuncudan çevreyi keşfetmesini ve düşmanları etkisiz hale getirmesini istiyor. Bu durum, bir hücre topluluğu için oldukça zorlayıcı oldu.
Loeffler, ilk denemelerde nöronların sık sık duvarlara çarptığını, rastgele ateş ettiğini ve yön bulmakta zorlandığını ifade etti. Ancak zamanla sistemin öğrenme gösterdiğini belirten Loeffler, hücrelerin hedefleri daha doğru şekilde belirlemeye başladığını söyledi.
Buna rağmen performans hâlâ sınırlı. Bir hedefin ortadan kaldırılması için birden fazla denemeye ihtiyaç duyulurken, ateş komutlarının da çoğu zaman dağınık olduğu gözlemlendi.
ELEKTRİK SİNYALLERİYLE ÖĞRENME
Araştırmacılar, oyundaki görsel ve hareketli ortamı nöronların algılayabileceği elektrik sinyallerine dönüştürdü. Oyun sırasında ortaya çıkan uyarıcılar, çip üzerindeki elektrotlar aracılığıyla hücrelere iletiliyor.
Nöronların ürettiği farklı elektriksel aktivite desenleri ise belirli eylemlere karşılık geliyor. Örneğin bu sinyaller, ateş etme ya da sağa-sola hareket gibi komutlara dönüşüyor. Araştırma ekibi, nöron faaliyetini gerçek zamanlı olarak izleyerek sistemi sürekli geri beslemeli şekilde eğitiyor.
OYUN DIŞINDA GENİŞ KULLANIM ALANI
Cortical Labs yetkilileri, CL1 çipinin yalnızca oyun deneyleri için geliştirilmediğinin altını çiziyor. Sistem; ilaç geliştirme, hastalık modelleme, robotik uygulamalar ve yapay zekâya benzer öğrenme süreçleri gibi pek çok alanda kullanılabilecek bir platform olarak değerlendiriliyor.
Şirketin baş bilimsel ve operasyon sorumlusu Brett Kagan, “Bu sinirsel sistemlerin neler başarabileceğinin henüz sadece yüzeyini kazıyoruz” ifadelerini kullandı. Kagan’a göre teknoloji, gelecekte kişiselleştirilmiş tıp ve gelişmiş sağlık çözümleri için de kritik rol oynayabilir.
“DAHA VERİMLİ ZEKA” POTANSİYELİ
Biyolojik bilgisayarların en dikkat çeken yönlerinden biri enerji verimliliği. İnsan beyninin yaklaşık 20 watt gibi düşük bir enerjiyle çalıştığına dikkat çeken uzmanlar, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu seviyenin oldukça gerisinde kaldığını belirtiyor.
Kagan, geliştirdikleri sistemin klasik yapay zekânın yerini almayı hedeflemediğini, ancak yeni yetenekler kazandırabilecek tamamlayıcı bir teknoloji olabileceğini ifade etti.
SINIRLAMALAR VE GELECEK BEKLENTİSİ
Buna karşın teknolojinin henüz erken aşamada olduğu vurgulanıyor. Kullanılan hücrelerin ömrü yaklaşık altı ay ile sınırlı ve sistemler henüz tamamen kontrol edilebilir, tutarlı sonuçlar üretecek seviyeye ulaşmış değil.
Ancak uzmanlara göre projenin uzun vadeli değeri, düşük enerji tüketimiyle yüksek verimlilik sağlayabilecek alternatif bir hesaplama yöntemi sunma potansiyelinde yatıyor.
Yarı iletken sektöründen analistler de gelişmeleri yakından takip ediyor. Ingenuity CEO’su William Keating, enerji verimliliğinin teknoloji dünyasının en kritik başlıklarından biri olduğunu belirterek, bu tür çalışmaların önemli bir boşluğu doldurabileceğini ifade etti.
Keating, “Bu çalışma sıra dışı ya da uçuk bir fikir değil. Gerçek bilim ve somut ilerleme söz konusu” değerlendirmesinde bulundu.
Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran bu gelişme, biyolojik ve dijital sistemlerin birleşimiyle gelecekte bambaşka bir bilgi işlem çağının kapısını aralayabileceğine işaret ediyor.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


