100 milyon dolarlık ‘Türk Havyarı’ hamlesi
Sonraki Haber ›
Bursalı Doblo evine dönüyor
Rüzgâr tünellerinden birbirine benzeyerek çıkıyorlar: Otomotivde kimlik bunalımı
Ferrari ve Mercedes-Benz’in yeni elektrikli otomobilleri tasarımları nedeniyle eleştirilerin odağında. Ancak bu tartışma yalnızca iki markayla sınırlı değil. Elektrikli dönüşümle birlikte üreticiler daha yuvarlak ve aerodinamik tasarımlara yönelirken otomobiller de birbirine benzemeye başladı. Bunun arkasında ise tasarım trendlerinden çok fizik kuralları yatıyor. Büyük bataryalar ve menzil yarışı, otomobillerin şeklini yeniden belirliyor. İşte tartışmaların merkezindeki dönüşümün perde arkası.
ÖNCEDEN bir Ferrari’yi, Mercedes’i ya da Jaguar’ı uzaktan görmek hangi marka olduğunu anlamak için yeterliydi. Uzun kaputlar, alçak tavanlar, keskin omuz çizgileri ve markalara özgü detaylar otomobillerin imzası haline gelmişti. Şimdi ise Ferrari’nin ilk elektrikli modeli Luce ile Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli sedanı daha yola çıkmadan ağır eleştirilerin hedefi oldu. Sosyal medyada yapılan yorumların önemli bölümü motor gücünden ya da menzilden çok otomobillerin görünümüne odaklandı.
KİMSE BEYGİRİNE BAKMIYOR
İşin dikkat çekici tarafı her iki modelin de performans ve teknoloji konusunda tartışma yaratacak bir eksikliğinin bulunmaması. Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli sedanı 1.100 HP’nin üzerinde güç üretirken Ferrari Luce 1.000 HP’yi aşan performansıyla markanın tarihindeki en güçlü modeller olarak öne çıkıyor. Her iki model de batarya teknolojileri, yüksek hızlı şarj sistemleri ve dört haneli güç rakamlarıyla segmentlerinin en iddialı otomobilleri arasında yer alıyor. Buna rağmen otomobil tutkunları verileri değil, tasarımları konuşuyor. Ferrari ve Mercedes son dönemin en görünür örnekleri olsa da tartışmalar BMW, Hyundai, Porsche, Jaguar gibi markaları da kapsayan çok daha geniş bir alana yayılmaya devam ediyor.
ÖNCELİK ARTIK FİZİK
Tüm bunların altında ise trendlerden çok elektrikli otomobillerin mühendislik gereklilikleri yani fizik yatıyor. İçten yanmalı otomobillerde uzun kaputlar, geriye çekilmiş kabinler ve yere yakın gövde yapıları daha kolay oluşturulabiliyordu. Elektrikli otomobillerde ise zemine yerleştirilen batarya paketleri, otomobilin tüm oranlarını değiştiriyor. Üreticiler bir taraftan daha fazla batarya yerleştirmeye çalışırken diğer taraftan menzili artırmak için hava direncini düşürmek zorunda kalıyor.
RÜZGÂR TÜNELLERİ BELİRLİYOR
Bugün elektrikli otomobillerde sürtünme katsayısındaki birkaç puanlık iyileşme bile onlarca kilometre ek menzil anlamına gelebiliyor. Bu nedenle mühendisler daha alçak ön tasarımlar, daha yuvarlatılmış yüzeyler ve hava akışını kolaylaştıran tavan çizgileri talep ediyor. Yani otomobillerin tasarımlarını artık rüzgar tüneli testlerinden aldığı iyi sonuçlar belirliyor. Ayrıca üreticiler tüm bunları yaparken elektrikli araç tüketicilerin yeni nesil iç mekân beklentilerini de karşılamak zorundalar.
GELECEĞİ HEDEFLİYORLAR
Sonuç olarak elektrikli dönüşüm otomobilleri daha hızlı ve daha verimli hale getirirken, bataryalar ve aerodinamik gereklilikler de markaları benzer çözümlere yönlendiriyor. Ancak bugün eleştirilen tasarımların yarının başarısız örnekleri olacağını söylemek kolay değil. Çünkü Ferrari, Mercedes ve Jaguar gibi markalar artık yalnızca geleneksel otomobil meraklılarına hitap etmiyor. Elektrikli dönüşümle birlikte müşteri profili de değişiyor. Bugün sosyal medyada eleştirilen birçok tasarım, markaların ulaşmaya çalıştığı yeni müşteri kitlesinin beklentilerini karşılıyor olabilir. Bu nedenle yaşananları bir kimlik krizi olarak görmek için henüz erken. Devlerin göze aldığı risklerin karşılığını alıp almadığını tasarım eleştirileri değil, satış rakamları gösterecek.
BU YÜZDEN AYNI GÖZÜKÜYORLAR
- Büyük batarya paketleri daha fazla menzil sağlıyor ancak otomobillerin tüm oranlarını da değiştiriyor.
- Daha düşük hava direnci menzili artırdığı için üreticiler daha yuvarlak ve akıcı tasarımlara yöneliyor.
- Elektrikli otomobil kullanıcıları daha geniş iç hacim, daha ferah kabin ve daha büyük ekranlar talep ediyor.
- Yeni güvenlik standartları ön tasarımı, kaput yüksekliğini ve gövde yapısını doğrudan etkiliyor.
- Benzer mühendislik hedefleri, farklı markaları birbirine yakın tasarım çözümlerine yönlendiriyor.
SORU: NEDEN AYNI OTOMOBİLE 640 BİN DOLAR ÖDEYEYİM?
FERRARI’nin ilk elektrikli modeli Luce yaklaşık 640 bin dolara satılacak. Yeni elektrikli Mercedes-AMG GT’de ise fiyat 200 bin dolara yaklaşıyor. Ancak artık ne 1.000 HP ne de 800 km menzil tek başına ayrıcalık yaratıyor. Xiaomi, Zeekr, Yangwang ve Lucid gibi markalar benzer verileri hatta daha yüksek performansı neredeyse yarı fiyatına sunabiliyorlar. Teknoloji farkı kapandıkça premium markaların yüksek fiyatlarını savunması da zorlaşıyor.
Etiketler
- BIST
- DOLAR
- EURO
- ALTIN


